Yükleniyor...
Erdal Uzunoğulları

Erdal Uzunoğulları

kitapkurdu1967@hotmail.com

Bölüğe selam... Durmayın!

23 Nisan 2013 Salı Saat 15:02

Hafta sonu seminerden dolayı Afyon ilimize gittik. Seminer bitince Afyon’un en önemli tarihi yeri olan Kocatepe mevki sine (Atatürk’ün savaşı yönettiği 1850 rakımlı yer) ve Yüzbaşı Agâh Efendi Şehitliğine uğradık. Arkadaşlarımızın büyük kısmı gideceğimiz yerin tarihi önemini ya bilmediğinden ya da umursamazlıktan dolayı gelmediler! Sevgili bizim Darıca Gazetesi okurları işte bu hafta mezarını da ziyaret ettiğimiz Bayburtlu Yüzbaşı Şehit Agâh Beyin hayatından kesitler vermeye çalışacağım. Hadi gelin hep beraber 1922 yıllarına gidelim. Bayburtlu üsteğmen Agâh Bey, Birinci Dünya Savaşı'nda, Yemen Cephesi’nde aldığı 17 yarayı sarıp, vatan uğruna Afyon yöresinde toprağın bağrına düşerken, zafer kapılarını açan ilk şehitlerden biri olmuştur...  Son nefesiyle beraber son emrini verirken, bölüğüne “durmayın” demiştir. Agâh’ın o gün yere düştüğünü görenler tıpkı onun gibi ölüme gülerek, severek, koşarak gittiler. Her biri varlıklarını Türk ulusunun varlığına feda edip, Kurtkaya Tepesi’nin eteklerine uzandılar. 12. Tümen 36. Alay'a bağlı 6. bölüğün şehitleri, Başkomutan Mustafa Kemal Paşa’nın da gururla ifade ettiği Yüzbaşı Agâh Efendi Şehitliği’nde, arkalarında zafere ulaşmış bir ulus, başlar eğilesi bir anıt, anlatmakta acizlik veren bir destan bıraktılar. Kimdir Agâh Efendi diye soracak olursanız?1889 yılında Bayburt'ta doğan bir vatan çocuğu. O yıllarda herkes gibi birçok savaşa katılır. Özellikle Erzincan ve Sarıkamış havalisinde Birinci Dünya Savaşı'na katılır. Kısa ömrüne rağmen askerlik süresince, üstün başarılarından dolayı Muharebe Gümüş Liyakat, Alman Salip ve Harp Madalyaları ile Üsteğmen rütbesine kadar yükselmiştir. Büyük Taarruz, Üsteğmen Agâh Efendi emrindeki bölük ile başlar. Nitekim 26 Ağustos sabahı saat 04.30'da Türk topçularının ilk ateş açmasıyla başlayan taarruz; Yunan cephesine korku, Türk cephesine ise heyecan vermiştir. Sakarya Savaşı’ndan sonra daha fazla ilerleyemeyeceğini anlayan Yunanlılar, işgal ettiği bölgeleri korumak için bu defa savunma hattı oluştururlar. Karadan hiçbir ordunun aşamayacağı şekilde Afyon civarına yerleşen Yunan Ordusu, üç sıra tel örgülerle çevrilmiş bölgede, yer yer makineli tüfek yuvaları ve topçu mevzileri ile korunmaktadır. Yunan cephesi, Türk Ordusu’nun ne yapabileceği doğrultusunda her şeye hazırlıklıdır. Tüm aksilikler ve olası durumlar hesap edilmişti. Hesap edilmeyen tek şey, Türk milletinin bağımsızlık ruhu ve o ruha önder olmuş Başkomutan Mustafa Kemal Paşa’nın yakacağı 'kurtuluş meşalesi' idi. Kurtuluş Savaşı’nın son evresini oluşturan bu taarruzun en fedakâr ve en cesaret isteyen ilk görevlerinden biri 36. Alay'a bağlı 6. bölüğe verilmişti. İşte Üsteğmen Agâh Efendi'nin emrindeki bu 150 kişilik asker ile karşısında 2500 kişilik tam tesisatlı Yunan kuvvetleri ile karşılaşırlar. Amaç Afyon-Kalecik bölgelerini ele geçirmektir. Birinci gün başarısız olan bölük, gece istirahat emri alır. 24 yaşındaki Üsteğmen Agâh Efendi, “Büyük Taarruz” için önem arz eden bu saldırıyı yinelemek ve kesin sonucu almak için 36. Alay Komutanı Osman Nuri Paşa’dan istirahat emrini geri almasını ister. Gözü pek komutan, 17 yaranın izini taşıyan gövdesini başıyla beraber bölüğünün önünde feda etmeye hazırdır. Bölüğünü tekrar hücum düzenine koyar. Demire karşı kemik misali, kurşun yağmuruna gövdelerini siper eden Üsteğmen Agâh ve emrindeki bölük, nihayet tel örgüye ulaşır. Yunan ve İngiliz genelkurmay başkanlarının dünyaya geçilmez ilan ettiği tel örgü, ikinci gün yapılan saldırıda delinmiş ve geçilmiştir! Sonuç olarak savaş sonrası 150 kişilik bölükten sadece 50 kişi kalır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Türk askerinden istediği yer alınmış olmasına rağmen talihsiz bir kurşun Üsteğmen Agâh Beyin başına isabet eder. Yanındaki askerler komutanlarının kanlar içinde görmelerinden dolayı telaşa düşerler bunun üzerine Kahraman Yüzbaşı Bayburtlu Agâh Efendi tek bir cümle çıkar ağzından “Bölüğe selam... Durmayın..!" der ve gözlerini kapatır! 26 Ağustos 1993 tarihinde düzenlenen törenle halkın ziyaretine açılır şehitlik. Bu şehitlikte 30 subay ve 120 erin adına mezar taşı konmuştur.Eski ordu marşımız da “Ceddin deden neslin baban/Hep kahraman Türk Milleti” der ya, öyledir, Türk Milleti hep kahramandır, yeter ki başında adam olsun. Büyük Atatürk’ün “Türk yenildi derlerse inanmayınız, yenilen komutandır” demesi de bundandır. Kahraman Yüzbaşı Bayburtlu Agâh Efendi ve arkadaşlarını minnetle anıyoruz. Ruhları şad olsun…..

Bu yazı toplam (677) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?