Yükleniyor...
Prof.Dr.  Alaeddin Bobat

Prof.Dr. Alaeddin Bobat

bizimdarica@gmail.com

Bir Panelin Ardından

15 Ocak 2013 Salı Saat 20:17

Ipsa scientia potestas est
(Bilgi tek başına güçtür )

                        Bacon

Bir Panelin Ardından -1 : Buluşma

2013 yılı Ocak ayının başında İstanbul Yüksek Ticaret ve Marmara Üniversitesi İİBF Mezunları Derneği Ankara Şubesi Başkanı Sayın Davut Özdemir’den bir e-mektup aldım. Sayın Özdemir mektubunda, 12 Ocak 2013 tarihinde derneğin Ankara Şubesi olarak bir etkinlik planladıklarını ve bu etkinliğe katılmamın hem kendileri hem de katılımcılar için faydalı olacağını bildiriyordu. Bu amaçla etkinliğe katılıp katılamayacağımı bilmek istiyordu.

Derneğin adını daha önce hiç duymamıştım. Marmara Üniversitesi neyse de, İstanbul Yüksek Ticaret adını daha önce hiç bilmiyordum. Hemen küçük bir araştırma ile Dernek hakkında bilgi topladım.

Dernek Hakkında

Dernek 1936 yılında İstanbul Yüksek İktisat ve Ticaret Mektebi Mezunları Cemiyeti olarak kurulmuş, bu ad 1976 yılında İstanbul Yüksek İktisat ve Ticaret Mektebi ve İktisadi Ticari İlimler Akademisi Mezunları Derneği şeklinde değiştirilmiştir. Marmara Üniversitesinin çekirdeğini oluşturan fakülte 1982 yılında İktisadi İdari Bilimler Fakültesi adıyla Marmara Üniversitesine bağlandığı için de 1984 yılında Dernek bugünkü adını almıştır. Derneğin, genel merkez İstanbul olmak üzere Ankara ve Giresun’da da şubeleri var. Ankara tamam da, neden Giresun? sorusuna dernek yetkilileri “Geçmişte İstanbul Yüksek Ticaret’ten mezun olup Fiskobirlikte görev yapan arkadaşlar” sayesinde yanıtını veriyorlar.

77. yılını kutlayan ve 7000’e yaklaşan üyesi ile İstanbul Yüksek Ticaret ve Marmara Üniversitesi İİBF Mezunları Derneği köklü bir sivil toplum örgütü olarak karşımıza çıkıyor.

Zaman Sorunu

Panelden bir gün önce “Meslek Seçimi ve Mesleki Yönlendirme”  konusunda iki farklı yerde sunum yapmam gerekiyordu. Ayrıca, final sınavları da başlamıştı. Tüm bunlara bakarak, 12 Ocak tarihindeki panel için sıkışık da olsa zaman ayırmam mümkün gibi görünüyordu. Davut Bey’i arayıp panelist olarak kimlerin katılacağını öğrendim ve nasıl gerçekleşeceği konusunda bilgi aldıktan sonra “olumlu” yanıtı verdim.

Enerji ve Çevre Paneli

Bu panelin düzenlenmesini iki yönden çok önemsiyorum. Birincisi, sivil toplum kuruluşlarının çevreye karşı duyarlıklarının giderek artması, ikincisi ise “meslek dışı kamuoyunda” hem enerji hem de çevre konularında sivil bir inisiyatifin yeşeriyor olması.

Enerji ve Çevre Paneli, Ankara Barosu ile ortaklaşa düzenlenmiş ve yer olarak da Ankara Barosu’nun Kızılay’daki Eğitim ve Kültür Merkezi Konferans Salonu seçilmişti.

Panele benim dışında dört panelist çağrılmıştı : Prof.Dr.D.Ali Ercan, Necdet Pamir, Oğuz Türkyılmaz ve Gökhan Candoğan.

Panelistler

D.Ali Ercan, Köln Üniversitesi Fizik Bölümünü bitirip nükleer fizik konusunda uzmanlaşmış bir isim. Necdet Pamir, enerji konusunda ülkemizin sayılı uzmanlarından biri ve aynı zamanda Avrasya Ekonomik Zirvesi Enerji Komitesi Başkanı. Oğuz Türkyılmaz,  Makine Mühendisleri Odası Enerji Çalışma Grubu Başkanı; Gökhan Candoğan ise hem Ankara Barosu yönetim kurulu hem de Greenpeace üyesi bir avukat.

İşin ilginç yanı, 2010 yılından bu yana yazmama karşın, aynı bilgi erişim kapısını paylaştığımız Necdet Pamir ve Oğuz Türkyılmaz ile ilk kez bir panelde bir araya gelmemiz. Gerçekten güzel bir ekip buluşması olacaktı.

Ankara’ya Varış

11 Ocak gecesi Ankara’ya vardığımda hava soğuktu, ama kar yoktu. Yağan yağmur karları eritmişti. Gecenin onbiri olmasına karşın Meşrutiyet Caddesi, insanlar ve özellikle gençlerle cıvıl cıvıldı. O geceyi bir misafirhanede geçirdim. Ankara’ya panel tarihinden bir gün önce gelmemin nedeni, hem hava koşullarının yolculuğu riskli duruma getirip panele zamanında katılabilme hem de bir gün önceden uykumu alabilme isteğimdi.

Cumartesi Sabahı

12 Ocak 2013 Cumartesi sabahı erkenden kalkıp duş aldıktan sonra kahvaltımı yaptım ve yaklaşık bir saat internetten gazetelere bir göz attım. O anda gözüme bir haber ilişti. Haberde Hasankeyf’te yapılacak olan Ilısu Barajı için Bakanlığın aldığı “ÇED gerekli değildir” kararının Danıştay tarafından iptal edildiği yazıyordu. Uluslararası bankalardan kredi desteği alamayan Ilısu projesi için ülkemiz bankaları kreditör olarak ortaya çıkmış ve bakanlık da bu projenin ülke olanakları ile yapılacağını belirtmişti. İşleri kolaylaştırmak için de “ÇED gerekli değildir” kararı alınmıştı. Tarihi ve kültürel değeri oldukça yüksek olan bir yer için Danıştay’ın verdiği karar doğru ve yerindeydi. Ancak, ülkemizde ÇED raporlarının nasıl yapıldığını bildiğim için çok da umutlanmadım.

İlk Buluşma

Öğleye doğru Derneğin Mithatpaşa Caddesindeki Merkezi’ne doğru yürümeye başladım. Yağmur hafiften çiseliyordu ve Dernek merkezine bir an önce ulaşmak için adımlarımı hızlandırdım. Sonunda adresi buldum ve “Yüksek Ticaretliler Sarayı” adında bir binadan içeri girdim. Önce anlamadım. Sonra farkına vardım ki, Mithatpaşa’nın Merkezinde koca bir bina Derneğin adını taşıyor. Sonradan öğrendiğime göre, Ankara’daki Dernek binası çok önceden alınmış tek katlı bir yer iken, Ankara’nın gelişmesine koşut olarak müteahhite binanın yarısı karşılığında verilmiş ve bugünkü “Saray” ortaya çıkmış. İkinci kattaki Dernek idari bürosuna girdim. Birkaç kişi sohbet ediyordu. Önceden telefon ettiğim için Davut Bey beni bekliyordu ancak henüz tanışmamıştık. Kendimi tanıtınca masanın karşısındaki koltuğa buyur edildim. Odadakilerle tanıştırıldım. Biraz sonra Dernek Genel Başkanı Saffet Açıkgöz ve Marmara Üniversitesi Mezunlar Derneği Başkanı ve aynı zamanda paneli yönetecek olan Sabri Tümer ve Şekerbank Denetim Kurulu üyesi olan Kamil Özdemir içeri girdiler. Tanışma, kısa bir söyleşi, derneğin geçmişi ve bugünü hakkındaki konuşmalardan sonra bir alttaki Dernek lokantasına inildi. Menüde Çorba, Kuru Fasulye-Pilav ve turşu vardı. Hoş bir ortamda hoş sohbet ve anılarla geçen yemeğin ardından tatlı ikram edildi.

 

Konferans Salonu

Panel saatine oldukça az zaman kalmıştı. Misafirhanede unuttuğum el çantamı almak için izin isteyip Dernek binasından ayrıldım. Yine yağmur altında önce misafirhaneye sonra Kızılay’daki Ankara Barosu’nun Konferans salonuna yöneldim. Bir yandan yağmur diğer yandan panele yetişmek için attığım hızlı adımlar terletmişti. Konferans salonuna girdiğimde, salon dolmak üzereydi. Neyse ki geç kalmamıştım.

Arkası ve asıl önemli kısmı, bir sonraki yazıya…

Bu yazı toplam (886) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?