Yükleniyor...
14 Kasım 2018 Çarşamba

ARŞİV

 

Spor Haberleri

Yazarlar

VEFAT HABERLERİ

Yaşar Tekin Sümer

Yaşar Tekin Sümer

10 Mayıs 2018 Perşembe
Hacı Osman Bayramoğlu

Hacı Osman Bayramoğlu

20 Nisan 2013 Cumartesi
Kazım Tayfun Emre

Kazım Tayfun Emre

30 Ağustos 2012 Perşembe
Hacı Hüseyin Tüter

Hacı Hüseyin Tüter

30 Temmuz 2012 Pazartesi
Hüseyin erestin

Hüseyin erestin

11 Haziran 2012 Pazartesi
Tuğba Tekeli

Tuğba Tekeli

tugbatekeli@gmail.com

İsimsiz günler, saatsiz zamanlar

14 Mayıs 2012 Pazartesi Saat 19:30

Alışık olduklarımızın dışındaki şeylerin, bizi nasıl da hayretler içerisinde bıraktığını düşünmenizi istiyorum yazıya başlamadan evvel. En basiti hafta sonu olarak düşündüğümüz cumartesi ve Pazar günlerinin hafta içi olduğunu tahayyül edin. Bu sanki; özellikle de ilk günlerde, denizin tuzlu tadının yerine tatlılaşması gibi tuhaf gelmez miydi size? Bende bu kadar büyük bir etki yapmıştı. Günler adını kaybetti ve anlamını. Zamanın önemi uçup bitti bunların ardından. Her zaman kafamda bir yere sabitlediğim o pazarlar, pazartesiler, cumartesiler, hepsi tek bir gün gibi oluvermişti. Şimdilerde bunun aslında o kadar da kötü olmadığını fark ettim. Çünkü kendimizi hep kalıpların içine hapsetmeye alıştığımız için, o kalıpların dışında özgür olmak hissi afallatıyordu insanı.

***

Bugün Pazar olabilirdi gerçekte ama benim için haftanın ikinci günü yani salıydı. Kendimi çetin bir bulmacanın ortasında kalmış gibi hissetmeme sebep oluyordu bu tür hesaplar. Öyle bir telaşın içinde oradan oraya savruluyormuşum da aslında farkında değilmişim. Pazartesi sendromu denilen şey önceleri cumartesi sendromuna döndü bende, şimdiyse uçtu gitti. Koluma saat takmamak öyle büyük bir hafiflik hissi yarattı ki bende. Meğer o bana takılan, rakamlardan oluşan bir kelepçeymiş. Burada zaman, sadece zaman… Onu saat ile ölçmeye hiç gerek yok. Nedense Kuzey Afrika kıtası ben de böyle bir etki bıraktı. Türkiye dönüşlerinde ne kadar zorluk çektiğimi tahmin edersiniz. Orada kendimi başka bir zaman diliminde, insanların günleri adlandırdığı, saatlerle kendini sınırlandırdığı başka bir diyarda gibi hissediyorum. Biz belki de önemsiz şeylere fazlaca önem atfediyoruz. Eskiden her şey ne kadar katıksızdı oysa. Bu denli sıkıştırılmış hissetmiyorduk. O zamanları düşününce, şimdiler fazla robotik geliyor bana. Eskilerde yaşadıklarımızı düşününce, malzemeler olmadan yemek yapabilmek gibi mucizeler yaratabiliyormuşuz meğer diyorum. Cep telefonu olmadan randevulara yetişmek gibi, bilgisayar olmadan hayatımıza devam edebilmemiz gibi, televizyonu açmadan saatlerce sohbet edebilmemiz gibi.

***

Buradayken, günlerin isimlerinin o kadar da önemli olmadığını anladım. Önemli olan bugün ne yaşadığım, bugünü nasıl yaşadığım. İlerde bir gün düşündüğümde ve o günü hafızamda görünür hale getirdiğimde Salı veya cumartesi olması çok da büyük önem arz etmeyecek bence. Hayat kavanozumuzun içini nelerle doldurduğumuz önemli, o kavanoz boşsa eğer üzerinde hayat yazıyor olması bir şey ifade etmez öyle değil mi?

Bu yazı toplam (833) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 1 )

yine de
hayat kavonozunu hafta içi doldurmuş olmama rağmen, yine de her gün CUMARTESİ olsun:)
kemal uyar14 Mayıs 2012 Pazartesi Saat 21:54

| 1 |