Yükleniyor...
Tuğba Tekeli

Tuğba Tekeli

tugbatekeli@gmail.com

Yaz’a dair…

06 Haziran 2011 Pazartesi Saat 19:17

Onu bekliyorum ben daha şimdiden ve olabildiğince büyük bir heyecanla bu uzak kıtada. Bana kırgınmış gibi geliyor bu sıralar. Bazen unutuyor tüm kırgınlıklarını biliyorum kısa süreliğine de olsa gülümsüyor ışıl ışıl... Arada sırada da herhalde aklına geliyor yaptıklarım yeniden; o zaman işte tüm kinini akıtıyor bana sıcak sıcak; kızgın bir yağı üzerime boşaltırcasına hırsla. Öyle çok istiyorum ki çocukluk arkadaşımı uzun yıllardan sonra bulmuşçasına ona sarılmak yeniden, onunla sabahtan akşama kadar oynamak tıpkı eski günlerdeki gibi. Sabah uyanmak ve ona merhaba demek, kokusunu almak taptaze, sonra onun verdiği tüm nimetlerden yararlanmak için güne hazırlanmak, serin sularına karışmak, bir nevi onunla bir olmak. Ne de olsa deniz en çok da o varken güzel. Sonra eve gelmek ve beni bu kadar yorduktan sonra bir müddet dinlenmek hayallerin dünyasında. Yeniden başlamak için heyecanla uyanıp, soğuk sütümden yudumlayıp üzerime ince kıyafetler giydikten sonra bu kez de onunla başka bir maceraya atılmak için hazırlanmak ne de güzel bir şey. En çok da neyi severdim biliyor musunuz onunlayken eski günlerde; azıcık serini içeri hapsedebilmek için evin kapısını kapatırdık ortaya masayı getirirdik ve yemek yerdik anneannemle. O zamanlar dinçti hep ikimiz kalırdık evde yalnız güzel yemekler yapardı ve mutlaka karpuz olurdu çocukluğumdaki sofralarda. Bu yüzden seviyorum sanırım karpuzu bana o günlerimi yeniden yaşattığı için kokusunda. Birkaç gündür eski anılardaki gibi beraberiz; fakat bir müddet sonra beni bırakıp gidecek yine sessizde yerine kendi gibi olmayanı bırakıp. Ondan daha uzak, daha mesafeli, sahte mutluluklar yaşatan, bir odun ateşiyle öteki olmaya çalışan soğuğu. Bu sene henüz seninle çocukluğuma dönemedim yaz; benim eski arkadaşım. Bana geldiğinde beraberinde çocukça mutluluklarımı getiren güzel mevsim. Buradaki dalgaları bilmiyorum ki ben onlarla sana geleyim, yollar denizi sadece uzaktan görüyor burada. Kocaman bir bahçem yok uzanıp yeşillerine sana şarkılar söyleyeceğim. Önünden tanıdık yüzler geçen kocaman serince bir balkonumuz yok kalabalığın ortasında, ayaklarımı aşağıya sarkıtıp rüzgârını hissedeceğim, saçlarımı papatya suyuyla tarayacağım, kocaman karpuz dilimini şıpır şıpır damlatarak yiyebileceğim. Şimdi yine benimlesin yaz; ama ben bir dahaki gelişine hazırlıyorum kendimi. O zaman her şey senin için olacak merak etme. Birlikte eski günlerdeki gibi eğleneceğiz, sen ışıl ışıl gülümserken ben sana sahte sahte sırıtmayacağım. İçimden soğuk kaynaklar geçmeyecek, dışın beni yakarken. Sana söz bir dahaki gelişinde sana daha iyi bir arkadaş olacağım. O zaman kızgınlığınla beni yaksan da biliyorum ki kıyamayıp ardından serin sularını üzerime salacaksın.

Eyy tüm güzellikleriyle yeniden gelmesini beklediğim yaz; kardeşin ilkbahar bile yerini tutamıyor inan! Sadece sana hazırlıyor bizi; muhteşemliğinde kendimizi kaybetmeyelim bir anda diye. Şairin dediği gibi yavaş yavaş gelince kıymeti olurmuş ya tüm mutlulukların, sen de geldiğin gibi git olur mu; yavaşça. Ben seni şimdiden hasretle beklemeye başladım ne de olsa...

Bu yazı toplam (495) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?