Yükleniyor...
Erdal Uzunoğulları

Erdal Uzunoğulları

kitapkurdu1967@hotmail.com

YAŞATKİ YAŞAYASIN!

25 Mart 2014 Salı Saat 21:10

Sevgili dostlarım, Darıca ilçemizde 850 yıllık Osmanlı Çınarı, bakımsız oluşu ve bazı yerlerde gözüken mantarı hastalıklardan kurtarmak için, İstanbul Üniversitesinde görevli emekli Prof. Dr. Ünal Aşan’ı getirterek bakımı ve tedavisi yapıldı. Fakat turizm bakımından yeterli reklamının yapılamadığını görüyorum. Darıca'daki bu ağacın, önemini anlatmak için şunu söylesem belki daha rahat anlaşılacak. İstanbul’da ve Kocaeli bölgesinde bunun kadar sağlıklı ve yaşlı bir ağaç yok! Size yılda bir kişinin 24 kitap okuduğu ülke olan, Japonların doğaya ve anıt ağaçlara verdiği önemi aktarmaya çalışacağım. Gelin hep beraber on binlerce kilometre uzaklıkta olan Japonya'nın küçük bir kasabası olan Miharu kasabasına konuk olalım.  Bu kasabada 12 metre boyunda MiharuTakizakura adlı bir süs kirazı anıt ağacı var. Bu anıt ağaç sayesinde, her yıl yerli ve yabancı olmak üzere 17.000 nüfuslu Miharukasabasına 300.000 ziyaretçi kazandırmakta! Tabi bu kasaba için iyi bir kazanç kapısı. MiharuTakizakura adlı ağaç, asırlardır zamana meydan okumakta, Darıca'daki Osmanlı Çınarı ağacında olduğu gibi. MiharuTakizakura adı sevgili kitapkurtlarına aklına bir Japon kahramanını getirebilir. Bir Japon kahramanı değil bir doğa kahramanının ismidir.  Japonya’nın kuzeyindeki Fukuşima iline bağlı Miharu kentinde bulunan bu ağacın yaşı 1000 yılı geçmiş, bizim Osmanlı Çınarının abisi durumunda. Japonlar bu ağacı her yönde ve olağanüstü verimlilikte çiçek açtığı için, Şelale Süs Kirazı olarak adlandırmaktadır. Japonca Takizakura olarak adlandırılan bu müthiş ağaç, hayatta kalmak için gösterdiği dirençle Japonya’da âdeta bir umut sembolü olmuştur.   Bu yazıyı yalnızca MiharuTakizakura’yı tanıtmak için kaleme almadım. Japonları, bu ağacın güzelliğini, kadrini kıymetini bu kadar iyi bildikleri ve sahtelikten, gösterişten uzak bu doğal tutum ve davranışları için yürekten kutlarım. Sonuç olarak sevgili doğa dostları,  elimizdeki bu paha biçilmez mücevherleri korumak için büyük gayret sarf etmeliyiz. Ağacı bir canlı varlık olarak sevdirmeliyiz. Çünkü onlar da doğmakta, beslenmekte, büyüyüp gelişmekte, rekabet etmekte, çoğalmakta ve ölmektedir.  Kültürel çerçevede ve anıt ağaçlar açısından baktığımızda, bizim insanımızla Japonlar arasında çok önemli bir fark olmaması gerekir diye düşünmekteyim. Japonlar ağaca karşı o kadar bilinçli ve saygılı ki; MiharuTakizakura’yı ziyaretlerinde hatıra fotoğrafı çekerken bile ağaca dokunmayıp onu incitmemeye çalışıyorlar. Darısı bizim başımıza. Saygılarımla…

Bu yazı toplam (387) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?