Prof.Dr.  Alaeddin Bobat

Meslek Seçimi Memleket Meselesi-3

13 Mayıs 2013 Saat: 21:18

Eğitimdir ki,

bir ulusu ya özgür, bağımsız, onurlu, yüksek bir toplum olarak yaşatır

ya da bir ulusu tutsaklık ve yoksulluğa götürür.

M.Kemal Atatürk

Meslek Seçimi Memleket Meselesi-3

Önceki yazımda mesleki gelişimin okulöncesi ve temel eğitim ile başlayan ve yaşam boyu devam eden bir süreç olduğunu belirtmiştim. Bu konuyu biraz daha açmamız gerekir.

Genel üretim modeline göre, bir üretim sürecinde girdi(ler), bu girdilerin belirli bir zaman içinde işlem görmesiyle ortaya çıkan dönüşüm ve bu dönüşüm sonucunda da elde edilen bir çıktı bulunmaktadır. Çıktı mal ya da hizmet olabilmektedir. Aynı üretim modeli eğitim için de geçerlidir. Yalnız burada giren ve çıkan biraz daha farklıdır.

Eğitimde girdileri öğrenci(işlenecek hammadde ya da doğal kaynak), öğretmen(emek-insangücü), sermaye(okul binası ve diğer araç-gereçler) ve yönetim(müdür ve diğer idari personel) oluşturmaktadır.  Dönüşüm sürecinde ise öğrenciler belirli bir süre, 12 yıla hatta daha fazlaya çıkabilen oldukça uzun bir süre, eğitilmekte ve sonuç olarak bilgili ve bilinçli bireylerin ortaya çıkması amaçlanmaktadır. Eğer bu süreç sonunda istenilen nitelikte birey ortaya çıkmıyorsa, o zaman bu süreçte bir ya da birden fazla sorun var demektir. Bence ülkemizin en büyük sorunlarından biri de eğitimdeki kalitenin yeterli olmayışıdır. Her ne kadar eğitim yaygınlaşmış olsa bile, istenilen niteliğe ulaşamamıştır.

Dış etkenler

Girdi-dönüşüm-çıktı modelinde eğitimi etkileyen en önemli dış etkenler öğrencinin ailesi ile iletişimde bulunduğu çevresidir. Bu dış etkenler, öğrencinin hem bugünkü hem de gelecekteki durumunu önemli ölçüde belirlemektedir. Çünkü, eğitim süreci tek başına belirleyici olamamakta ve özellikle öğrencinin bazı mesleklere yönelimi hem dış etkenler hem de okul içindeki arkadaş grubu tarafından yönlendirilebilmektedir.

Olmak ya da yapmak !

Shakespeare’in ünlü Hamlet oyununda geçen “olmak ya da olmamak! İşte bütün mesele bu” sözlerindeki gibi, elbette kişinin edindiği meslek ve o meslek sayesinde geçimini sağlaması önemlidir. Ancak, bazen bir meslek sahibi olmak yeterli gelmeyebilir. Önemli olan, mesleğinde en iyisi olmak ve bu başarıyı birşeyler yaparak sürdürmektir. Yoksa tek başına “olmak” yeterli gelmemektedir. Doktor olmak ama iyi tedavi edememek, mühendis olmak ama en basit hesabı bile yapamamak ya da muhasebeci olmak ama düzgün kayıt tutamamak gibi günümüzde karşılaşılan pek çok “mesleğinde yetersiz olanlar” bulunmaktadır.

Bazen ise yapmak için olmak gerekebilmektedir. Örneğin, daha iyi bir düzen kurmak için iktidar olmak, daha iyi yönetmek için müdür olmak, daha iyi hesap yapabilmek için mühendis olmak gerekebilir. Kısacası, hem olmak hem de olduktan sonra yapmak oldukça önem taşımaktadır.

Sen en iyisi ol!

Dağ tepesinde bir çam olamazsan,

Vadide bir çalı ol.

Fakat oradaki en iyi küçük çalı sen olmalısın.

Çalı olamazsan bir ot parçası ol, bir yola neşe ver.

Bir misk çiçeği olmazsan bir saz ol.

Fakat gölün içindeki en canlı saz sen olmalısın.

Hepimiz kaptan olamayız, tayfa olmaya mecburuz.

Dünyada hepimiz için bir şey var.

Yapılacak büyük işler, küçük işler var.

Yapacağınız iş, size en yakın olan iştir.

Cadde olamazsan patika ol.

Güneş olamazsan yıldız ol.

Kazanmak yahut kaybetmek ölçü ile değildir. 

Sen her neysen, onun en iyisi olmalısın.

                                                         Douglas MALLOCK

 

Kıssadan Hisse : Eğer mümkünse sevdiğiniz işi yapın. Ancak işinizi bilerek/isteyerek seçememişseniz, yaptığınız işi sevmeye ve en iyisi olmaya çalışın.