teyap
Tuğba Tekeli
Tuğba Tekeli

Urfa’da Karantina Günleri

Belki biraz uzun bir yazı olabilir. Çünkü anlatacak öyle çok şey var ki…

9 Nisan 2020 Saat: 18:36
YORUM YAPTavsiye EtYazdır

Bu yazı 1.084 kez okunmuştur

Cezayir’den kalkıp Türkiye’ye gelmek istemek zor bir karardı açıkçası. Hala orada kalan arkadaşlarımız var. Ama biz belirsizliğin bu virüslü halini üç yaşında bir çocukla kaldıramayacağımızı düşünerek hazırlığımızı yaptık. Cezayir zor bir ülke. İşler çığırından çıkarsa veya hastalanırsak ne olacağını bilemediğimizden vatan toprağında içimiz daha rahat eder diye düşündük.

Yolda olmak gerçekten zordu. Koca koca insanlar bile inanılmaz yoruldular. Kimileri aç susuz kaldı. Herkes çocuklu olmadığı için hazırlıklı değildi. İnsanlar sinirli, yorgun, aç olarak saatlerce sıra beklediler. Sosyal mesafeye çok az insan dikkat etti diyebilirim. Türkiye’ye ayak bastığımızda da açıkçası daha sıkı bir genel ortam bekliyorduk. Aslında uçakta da öyle olacağını sanıyorduk ama sanırım o sıra tek düşünce bir an evvel onca Türk’ü alıp memlekete ulaştırmaktı. Öyle tek oturma olmadı, inişte beklediğimiz alanda bir saatten fazla topluca bekledik. Başka bir şekilde de alınabilecek bir imza uğruna insanlar bekletildiler. Biz test yapılacak zannettik fakat tek yapılan uçakta dağıtılan belgeyi teslim almak ve başka bir belgeye imza attırmak oldu.

Biliyoruz ki ve elbette farkındayız biz organizasyon işini pek beceremiyoruz. Bunu bir kere daha teyit ettik diyebilirim. Ayrıca nereye ineceğimiz bilgisinin devlet sırrı olarak saklı tutulması hepimizde ayrı bir stres ve endişe yarattı. Herkesin ortak amacı vatana varmak olduğundan bana kalırsa nereye inersek inelim kabul edilecekti zaten. Nitekim de öyle oldu. Kimse taşkınlık yapıp burada ne işimiz var demedi.

Gelelim Urfa Harran Üniversitesi Kız Öğrenci Yurdu günlerimize. Otobüslerden indirildikten sonra odalarımıza geldik. Görece rahat bir yer odalarınız geniş, internetimiz ve buzdolabımız var. Yalnız yemekler büyük sıkıntı yaratıyor hem soğuk hem acı. Oğlum 3 yaşında. Şimdiye kadar gelen yemeklerden sadece bir kere acı olmayan tavuk budunu ve haşlanmış patatesi yedi bir de yoğurtlu pilav. Dün gece anne köfte ve makarna istiyorum dedi içim nasıl sıkıldı anlatamam. Dışarıdan rica minnet oğlum için bez, süt ve atıştırmalık bir şeyler getirtmeyi başardık. Çünkü 3 gündür süt içmemişti ve sabahları bir de geceleri yatarken her ufak çocuk gibi süt içer. Sütün ilk geldiği günkü ifadesini görmeliydiniz resmen kocaman bir oh çekti.

Geldiğimizin üçüncü günü sağlık ocağından aradılar. Bizi ev karantinasında zannediyorlardı. Valilikten öyle bilgi gelmiş. Nasıl oluyor da böyle anlamsız bir şey oluyor aklım almıyor. Dönüşe geçmeden önce CİMER e yazmıştı eşim müstakil bir evimiz olduğunu ve evimizde kimsenin yaşamadığını, üç yaşındaki oğlumuzla karantinanın zor olacağı için evimizde karantina dönemini geçirmeyi istediğimizi bildirdi ama hala yanıt yok. Bunun üzerine şaka gibi gelen bir telefon. Bunca zorluğun yanında! Üstelik derdini anlatacağın bir alan bile yaratmamışlar, uçağa binerken direk pasaportları toplayıp, indiğimizde okudum anladım diyerek hızlıca imzalatılan bir belgeyle üstelik biri binaya üç yüz küsür kişiyi balık istifi gibi tıkarak.  O kadar çok eksik var ki!

Bilemiyorum bu süreci dünya olarak tamamen nasıl ve ne zaman tam olarak aşacağız ama bildiğim bir şey var o da çocuklar için hepimizden daha zor. Onların dünyaları engelleri kabul etmiyor çünkü, hayallerinin sınırı yok, akılları farklı işliyor ve kalpleri her koşulda pamuk gibi.

Takvim yaptık. Bir bir işaretliyoruz günleri. Geçecek biliyoruz elbet bitecek ama nasıl kelimesi burada çok büyük bir anlam kazanıyor.

Bu diyarlara böyle koşullarda gelecekmişim meğer. Oysa ne çok görmek isterdim. O şahane dünya nimetleri burnumun ucunda ama bir odada kapalıyım. Dünya acısını çıkartıyor tüm hatalarımızın. Umarım ikinci şansı kazanabiliriz!

 

YORUMLAR

Bu Yazıya Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
 

BİZİM DARICA - Darica Haberleri - Darica Gazetesi Tavsiye Formu

Bu Yazıyı Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız

Yazarın Diğer Yazıları

Siyah ve beyaz14 Mayıs 2020 Saat: 14:19
Kimisi de sadece duruyor. Bazen durmak da durulmak ve yenilenmek demek aslında.
Güven3 Mayıs 2020 Saat: 13:45
Ben evime o ilk adımı attığımda yeniden hissettim bu duyguyu. O içimden derin derin çektiğim oh ların sebebi tam da bu duyguydu işte
Ey Özgürlük20 Nisan 2020 Saat: 00:20
Çocuklar! Ahh çocuklar! Bu dönemden en çok etkilenen elbette ki onlar.
EN UZUN MART31 Mart 2020 Saat: 10:07
Fırtınalı zamanlardayız ve ne zaman atlatacağımız işin uzmanları tarafından da öngörülemiyor. Belki de işin en zor kısmı bu; belirsizlik.
Yeni Bir Hayat20 Mart 2020 Saat: 10:08
2020 bir başladı pir başladı. Bu seneye dair nice şahane hayal barındırıyorduk içimizde ama Dünya'nın farklı planları varmış gördüğümüz kadarıyla.
Tüm Yazıları
Yukarı ↑