teyap
Tuğba Tekeli
Tuğba Tekeli

Hepinize içten bir merhaba;

Biz çekirdek aile olarak senelerce gurbette kapalı kapılar ardında yaşadığımız için, insanların o içinde bulundukları sıkıştırılmışlık hissini iyi biliyoruz.

7 Kasım 2020 Saat: 18:34
YORUM YAPTavsiye EtYazdır

Bu yazı 2.455 kez okunmuştur

Kocaman bir yazı geride bıraktık ve soğumuş bir kasım ayında ilerliyoruz. 2020 yılı tüm kasveti ve beraberinde getirdiği olumsuzluklarla sürüyor. 2021’den umutlu muyum bilmiyorum, umudumu kaybetmemeye ve onu diri tutmaya çalışıyorum. Pandemi tüm hızıyla artarak devam ediyor. İnsanlar artık daha çok rehavete kapılmış durumdalar, nedenini kimi zaman anlayabiliyorum çünkü aynı şeyi zaman zaman ben de kendi içimde hissediyorum. Adeta bir iğneyi batırır gibi kendimi mıncıklayıp kendine gel diyorum, zaman tetikte olmak zamanı.

Biz çekirdek aile olarak senelerce gurbette kapalı kapılar ardında yaşadığımız için, insanların o içinde bulundukları sıkıştırılmışlık hissini iyi biliyoruz. Döndüğümüzde yaşadığımız karantina günlerini daha kolay atlatmamız bu nedenle. Çünkü biz pek çok sebepten günlerce, aylarca güvenlikli bir kapının ardında, bir şantiyede kapalı kalma durumunu yaşadık. Çok benzer hisler, her ne kadar sebepler farklılaşsa da. İnsan o hali yaşadıktan sonra kendini hunharca sokağa atmak ve bir şey düşünmeden delice dolaşmak istiyor.

Pandemi  döneminde eve kapanan sadece bedenimiz değil, ruhumuz, arzularımız ve içimizde büyüttüğümüz tüm diğer kişilikler. Bu yüzden bazen bir tanesi çıkıp at kendini sokağa deyiveriyor. Öbürü ise titizlikle nefsini zapt etmenin peşinde. Hal böyle olunca ruhumuz özgür bir kuş gibi salınıvermek istiyor enginlerde. Yani demem o ki bu hal ile baş edebilmek pek zor. Ben acı da olsa sokaklara kaçmak istediğimde virüsten dolayı sevdiklerini kaybeden, gencecikken ölen hatta acılar içinde kıvranan insanları düşünüyorum. Hayat bize devamlı kendinin ne denli güçlü olduğunu, yenilmez olduğunu hatırlatıp duruyor.

Gelelim 30 Ekim günü İzmir’de yaşadığımız felaket anlarına. Yine günahsız canlar telef oldu beton yığınlarının altında. Tıpkı 99 depreminde yaşananlar gibi çaresizlik dolaştı hepimizin içini, dolaştı dolaşıyor hala. Bedenim sanki her gün dakikalarca sallanıyor. Öyle bir his ki anlatması güç, her an tetikte olmak  insanı yoruyor, yıllarca yaşlandırıyor her defasında. 21 sene evvel yaşanan o acının hesabı sorulmamışken, kaybolan insanlar bulunamamışken yeniden böyle sınanmak gerçekten zor. İzmir halkı çok vicdanlı, iyi yürekli ve yardımsever. Ama yetmiyor anneleri ağabeyleri babaları ölen çocuklara, çocukları ölen annelere, yetmeyecek. Okudukça şaşırıyorum o binaların yapımında çalışan insanların çalışırken bile korkuyorduk demelerine. İnsanlar çaresiz, o yüksek binalarda oturanlar nasıl bırakıp gitsinler bir anda evlerini, peki nasıl devam etsinler bir şey olmamış gibi. Kış kapımızdayken her şeylerini enkazda bırakanlar nasıl toparlanıp yaşayacaklar? Dualarımız, iyi dileklerimiz hep onlarla. Umarım artık denetlemeler daha fazlalaşır, güçsüz yapıların ruhsatları iptal edilir yıkılır ve insanlar güvenli alanlarda stressiz huzurlu bir yaşam sürerler. Elbette her ilimizde, ilçemizde bu yapılabilir. Para değil insan düşünülür umarım. Ummaya devam edelim, yılmayalım. Bir şeyleri değiştirmeye fikirlerimizden, kendimizden başlayalım! Değişelim, değiştirelim, iyileşelim…

YORUMLAR

Bu Yazıya Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
 

BİZİM DARICA - Darica Haberleri - Darica Gazetesi Tavsiye Formu

Bu Yazıyı Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız

Yazarın Diğer Yazıları

Yaz16 Haziran 2020 Saat: 23:31
Yaza koşar adım gidiyor içimdeki çocuk
Yeni Normal11 Haziran 2020 Saat: 10:34
Normal; kelime anlamı olarak alışılagelene, kurala uygun olan, şaşılacak bir yönü bulunmayan, olağan, doğal demek. Yani hatırladığımız eski hayatımız.
Yaza doğru30 Mayıs 2020 Saat: 16:08
Koşar adım yaşadığımız hayatımızda biliyorsunuz ki uzunca bir duraklama dönemine girdik epeydir
Siyah ve beyaz14 Mayıs 2020 Saat: 14:19
Kimisi de sadece duruyor. Bazen durmak da durulmak ve yenilenmek demek aslında.
Güven3 Mayıs 2020 Saat: 13:45
Ben evime o ilk adımı attığımda yeniden hissettim bu duyguyu. O içimden derin derin çektiğim oh ların sebebi tam da bu duyguydu işte
Tüm Yazıları
Yukarı ↑