teyap
Tuğba Tekeli
Tuğba Tekeli

Hayaller Villakent, gerçekler Gediz Elektrik

12 Şubat 2016 Saat: 13:14
YORUM YAPTavsiye EtYazdır

Bu yazı 1.509 kez okunmuştur

Türkiye maceramızın başladığı tam bir ay ondokuz gün oldu. Daha yeni dünyaya gelen bir bebek misali alışmaya çalışıyoruz. Gerçekten bir farkımız olduğunu düşünmüyorum o ilk hallerinden. İçine düştüğümüz dünya denen yerde, gayretle ilerlemeye çabalıyoruz.

Evimiz şehre biraz uzak sakin bir yerde. Seyrek köyüne yakın, bir nebze de olsa doğallıkla başbaşayız. Türkiye güzel memleket, İzmir’de tabi medeniyetin sembolü, havası suyu güzel, kimilerini tenzih ederek demeliyim ki insanları da güzel, yani aslında hala iyi insanlar var etrafımızda, ama tabi ne kadar kaldılar bilemiyorum. Ortalık çakal dolu, kelimenin tam manasıyla hem de. Nereden, kimden ne kopartırım gözüyle bakıyor insanlar diğerlerine. Bir de insanlar çirkin, şöyle yüzüne bakınca içimizin açıldığı o güzel yüzlü insanlar kuş olup gitmişler sanki. Diyorum ya çakal gibi bakıyorlar böyle insanın içine içine.

İçinde yaşayınca tabi bambaşka oluyor bu memleket, dönüşüyor zamanla. Çirkin yüzlü, bedbaht, umutsuz insanlara dönüşüyor sanki.

Başka kıtadayken, her şeyden kilometrelerce uzaktayken beyaz camdan izlediğimiz o dünya aslında kurmaca gibi geliyor insana. Hani bazen tüm söylenenlere inat bu kadar da olmaz diyorsun ama şimdi bakıyorum da oluyormuş.

Cezayir gerçekten hala bozulmamış, saf bir ülke. Özlüyor muyum diye kendime sıkça soruyorum, hayır özlediğim o değil, yüzlerdeki masumiyeti özlüyorum ben. Yeni açılan alışveriş merkezinde yürüyen merdiveni hayretler içerisinde seyreden insanların saflığını özlüyorum. Benim özlediğim aslında olmak istediğimiz halimizden kopup gelişimiz. Geçmiş gibi aynı. Hani büyükler hep derler ya aah o eski zamanlar diye, ahh o eski insanlar neredeler şimdi?

Türkiye kocaman bir gayya kuyusu adeta, etrafı da rengârenk çiçeklerle, mavi denizlerle çevrilmiş. Aslında öyle olmadığını anlamak çok da uzun sürmüyor. Bir gün bir uyanıyorsunuz evinizin elektrik sayacını değiştirmeye gelen elektrikçiler (habersizce geliyorlar ve işlemi de haberiniz olmadan yapıyorlar) bir kablo bağlantı hatası yapıyorlar ve evinizdeki ısıtıcı, buzdolabı, internetin modemi, ziliniz, prizleriniz falan yanıyor.(Biz yine ucuz kurtulmuşuz kimilerinin evi bile yanmış bu şekilde) Sonra binbir güçlükle hata yapmalarına karşın basıp giden o adamları arayıp buluyorsunuz ve onlar karşınıza pişkince dikilip yani tabi olmaması lazım ama yaptık bir hata diyorlar. Ha bir de aa siz elektriğinizi kestiğimizi fark etmediniz mi diyebiliyorlar. Tabi uyurken ben genelde elektriklerin kesildiğini anlarım çünkü öyle özel güçlerim var aman sakın kimse duymasın. İşte Türkiye aslında böyle bir yer. Ha tabi biliyorduk biz böyle olduğunu sadece unutmuşuz hatırlatıyorlar günbegün. Özlemle döndüğümüz evimizde iki tane işini bilmez yüzünden günlerdir oturamıyoruz, çünkü buz gibi, çünkü buzdolabımız da bozuk, çünkü internetimiz de yok, çünkü şu anda dükkanını kapatıp gitmiş olan şömineci adamın yaptığı şömine de evin içine tütüyor onu da yakamıyoruz. Yani bunlar daha ne ki? Böyle bir yer işte bizim güzel memleketimiz ve canımız insanlarımız!

YORUMLAR

Bu Yazıya Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
 

BİZİM DARICA - Darica Haberleri - Darica Gazetesi Tavsiye Formu

Bu Yazıyı Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız

Yazarın Diğer Yazıları

Yaza doğru30 Mayıs 2020 Saat: 16:08
Koşar adım yaşadığımız hayatımızda biliyorsunuz ki uzunca bir duraklama dönemine girdik epeydir
Siyah ve beyaz14 Mayıs 2020 Saat: 14:19
Kimisi de sadece duruyor. Bazen durmak da durulmak ve yenilenmek demek aslında.
Güven3 Mayıs 2020 Saat: 13:45
Ben evime o ilk adımı attığımda yeniden hissettim bu duyguyu. O içimden derin derin çektiğim oh ların sebebi tam da bu duyguydu işte
Ey Özgürlük20 Nisan 2020 Saat: 00:20
Çocuklar! Ahh çocuklar! Bu dönemden en çok etkilenen elbette ki onlar.
Urfa’da Karantina Günleri9 Nisan 2020 Saat: 18:36
Belki biraz uzun bir yazı olabilir. Çünkü anlatacak öyle çok şey var ki…
Tüm Yazıları
Yukarı ↑