teyap
Tuğba Tekeli
Tuğba Tekeli

Ey Özgürlük

Çocuklar! Ahh çocuklar! Bu dönemden en çok etkilenen elbette ki onlar.

20 Nisan 2020 Saat: 00:20
YORUM YAPTavsiye EtYazdır

Bu yazı 1.715 kez okunmuştur

Karantinamızın bittiği son günden yazıyorum sizler için bu yazımı. Büyük bir maceranın içinden çıkmış gibi yorgun, telaşlı ve bir o kadar da heyecanlıyız. Böyle zamanlardan geçeceğimizi kim bilebilirdi?

Dünya artık insanoğlunun kibrinden, bencilliğinden, vurdumduymazlığından ve kendiniz bulunmaz hint kumaşı sanmasından o denli yorulmuş ki nedeni korkutucu da olsa eski asıl haline dönmesi gerektiğini düşünerek bize bir oyun oynadı. Bu oyunun mimarları yine insan elbette ki! İnsan yaratılanların belki de en kötüsü, vahşisi ve egoisti.

Bir şekilde düzene ayak uydurmak zorunda kalanlar sistemin çarklarında ezilip duruyor. Kendini tekrar eden milyonlarca hata var. Öze dönmek hiç kimsenin yeterince gitmeye cesaret edemediği, varamadığı bir masal adeta. Biz hani hep derler ya freni patlamış kamyon gibi hızla yaşamaya devam ettik. Durup dinlemedik, dinlenmedik ve durulmadık; doyasıya kadar çağladık. Akışa kapılıp çarpa çarpa işte bu sona vardık. Umuyorum sonu mis gibi serin ve parlak sulara çıkacak!

Meğer ne kıymetliymiş istediğin an gökyüzü ile buluşmak, bir kuşun kanadında gibi seyahatler etmek, dilediğince yürümek ve dost sohbetlerinde kendini yeniden bulmak. Ne kadar alışmışız hıza, tüketmeye ve ertelemeye. Şimdi pek çok şeyi yapabilmek için vaktimiz var mı onu bilmediğimizin farkına vardığımız bir süreci yaşıyoruz. Denize varacağımız sokakların tozunu özlüyoruz. Çocuklarımızla şen kahkahalar atarak koşmak oynamak ne kadar kıymetli gün be gün düşünür olduk.

Çocuklar! Ahh çocuklar! Bu dönemden en çok etkilenen elbette ki onlar. Onlar için bitsin şu kaos, gitsin şu çıldırmışlık hali üzerimizden. Lütfen ve lütfen bize bir şeyler öğretmiş olsun. Her şeyi geride bıraktığımızda eskiye dönmeyelim ne olur!

Kötülük hamurumuzda yok, hep sonradan öğrendik yanlışları. Hep kendimizi koruyamadığımızdan kandık kendimizin yalanlarına, oyunlarına, kıskançlıklarına, kibrine. Kendimizi hep en iyi, mükemmel hatta vazgeçilemez sandık. Biricik ve eşsiz olan tek şey aslında o koskoca evrendeki minik mavi top. Gerisi kocaman bir teferruat. En kıymetli şey ise nefes almak, özgürce. Özgürce durabilmek veya  ilerleyebilmek, keşfedebilmek ve öğrenmek.

Eyy Özgürlük gel artık! Daha çok bekletme bizi. Söz değişeceğiz, güzelleşecek kalplerimiz. En azından ben kendi adıma söz verebiliyorum. Ya siz? Siz değişecek misiniz?

YORUMLAR

Bu Yazıya Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
 

BİZİM DARICA - Darica Haberleri - Darica Gazetesi Tavsiye Formu

Bu Yazıyı Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız

Yazarın Diğer Yazıları

Siyah ve beyaz14 Mayıs 2020 Saat: 14:19
Kimisi de sadece duruyor. Bazen durmak da durulmak ve yenilenmek demek aslında.
Güven3 Mayıs 2020 Saat: 13:45
Ben evime o ilk adımı attığımda yeniden hissettim bu duyguyu. O içimden derin derin çektiğim oh ların sebebi tam da bu duyguydu işte
Urfa’da Karantina Günleri9 Nisan 2020 Saat: 18:36
Belki biraz uzun bir yazı olabilir. Çünkü anlatacak öyle çok şey var ki…
EN UZUN MART31 Mart 2020 Saat: 10:07
Fırtınalı zamanlardayız ve ne zaman atlatacağımız işin uzmanları tarafından da öngörülemiyor. Belki de işin en zor kısmı bu; belirsizlik.
Yeni Bir Hayat20 Mart 2020 Saat: 10:08
2020 bir başladı pir başladı. Bu seneye dair nice şahane hayal barındırıyorduk içimizde ama Dünya'nın farklı planları varmış gördüğümüz kadarıyla.
Tüm Yazıları
Yukarı ↑