teyap
Prof.Dr. Alaeddin Bobat
Prof.Dr. Alaeddin Bobat

Meslek Seçimi Memleket Meselesi-1

10 Nisan 2013 Saat: 00:58
YORUM YAPTavsiye EtYazdır

Bu yazı 1.365.544.715 kez okunmuştur

Seveceğin bir iş seçersen,

Yaşamında bir gün bile,

Çalışmış olmazsın.

Konfüçyüs

Meslek Seçimi Memleket Meselesi-1

En zor kararlardan biri meslek seçmektir. Zorluk hem meslekleri adamakıllı tanımamaktan hem de kişinin yetenek ve gizilgücünü tam olarak bilmemekten kaynaklanır çoğu zaman. Bu nedenlerle genellikle piyasada en kısa yoldan en fazla para kazanmayı ve saygınlık edinmeyi sağlayabilecek meslekler ön plana geçmektedir.

Oysa, kişinin kendini gerçekleştirmesi ve doyuma ulaşması, yaşam standardını yükseltirken topluma fayda sağlaması ve sonuç olarak mutlu olması meslek seçimi ile yakından ilintilidir.

%25’ini gençlerin oluşturduğu milyonlarca işsiz bir yana, iş bulup da çalışan ancak yaptığı işten zevk almayan milyonlarca mutsuz insan bulunmaktadır ülkemizde. Sorunun büyük kısmı da zaten burada yatmaktadır. Sevdiği, zevk aldığı işi yapamayan insandan verimlilik ya da başarı beklenebilir mi? Böyle insanlar mutlu olabilir mi?

Meslek seçimi belli bir yaşa gelmiş gençlerin karar verirken özellikle aile ve toplum baskısı ile en sık karşı karşıya bırakıldıkları süreçtir. Çünkü bir yanda gönüllerinde yatan ve sevdikleri bir işi yapmak diğer yanda ise ailesinin ve çevresinin isteklerini yerine getirmek baskısıyla baş başadırlar. Bu ikilemde ülkemiz gerçekleri ile de yüz yüze kalmaktadırlar.

Meslek nedir?

Türkçe sözlüğe göre meslek, bir kimsenin yaşamını sürdürmek, geçimini sağlamak amacıyla yaptığı sürekli iştir. Daha ayrıntılı ve bilimsel bir tanıma göre ise meslek, bir kimsenin yaşamını kazanmak için yaptığı, kuralları toplumca belirlenmiş ve belli bir eğitimle kazanılan bilgi ve becerilere dayalı etkinlikler bütünüdür. Üstelik bu bütünlük emeklilik sonrası dönemi bile kapsayabilmektedir. Çünkü, “elinize yaşamınızı sürdürecek kadar bir para geçse, yine de çalışmak ister misiniz?” sorusuna, insanların %80-85’i “evet, çalışmak isteriz” şeklinde yanıt vermektedirler.

Çünkü bir meslek edinmenin temelinde para kazanarak bedensel gereksinimleri karşılamanın yanında, sosyal ve psikolojik gereksinmelerin karşılanması da yatmaktadır.

Meslek sahibi olmanın ya da meslek edinmenin temelinde insanda doğuştan var olan yetenek    ve potansiyeller,  bu yetenekleri ortaya koyma, kullanma ve geliştirme isteği, çalışırken bu yetenekleri ifade etme ve doyuma ulaşma güdüsü,  kendine saygı ve güven duygusu, toplum içinde yararlı olma, hizmet üretme yoluyla toplumsal saygınlık kazanma, etkileşimde bulunma, belli rol ve görevler yoluyla sosyal kimlik kazanma gibi nedenler bulunmaktadır.

Meslek Seçimi ve Önemi

Meslek seçimi, bir kimsenin kendisine açık olan meslekleri çeşitli yönleri ile değerlendirip kendi istek, gereksinim ve beklentileri açısından istenilen yönleri çok, istenilmeyen yönleri az olan bir mesleğe yönelmeye karar vermesidir. Bireyin fizyolojik, psikolojik ve toplumsal gereksinimlerini karşılamada en önemli araç durumunda olan meslek, eğer doğru bir kararla, isabetli olarak seçilebilmişse, bu gereksinimlerin daha üst düzeyde doyurulması mümkün olabilir. Meslek seçiminin kişisel ve toplumsal olarak ayrı ayrı önemi bulunmaktadır.

Kişisel Önemi

İnsan yaşamının yaklaşık 40 yılı bir mesleğe hazırlanarak ya da onu uygulayarak geçmektedir. Hafta sonları ve tatiller dışında yaşantının 10.000 günü meslek ve ilgili etkinlikler ile geçmekte, bu da yaklaşık 80.000 saat yapmaktadır. Ve meslek seçilirken bunun böyle olacağı hiç düşünülmemektedir. Oysa, meslek seçerken verilen karar, kişinin gelecekte iş bulup bulamayacağını, iş yaşamında mutlu ve başarılı olup olamayacağını, kendini gerçekleştirip gerçekleştiremeyeceğini belirlemektedir.

Toplumsal Önemi

Topluma hizmet edecek işgücünün planlanmasında, bireyi hem toplumsal gereklere hem de kendi ilgi ve yeteneklerine göre dengeli biçimde kullanmak ve böylece insan kaynaklarından en olumlu ve en verimli biçimde yararlanmak toplumsal açıdan önem taşımaktadır. Bu nedenle meslek seçimine önem vermek ve gençlere bu konuda yardımcı olmak öncelikle devlete ve topluma daha sonra da kişi, kurum ve kuruluşlara düşmektedir.

Ünlü ruh hekimi Freud’un dediği gibi : ‘Sağlıklı insan sevebilen ve çalışabilen kişidir’.

YORUMLAR

Bu Yazıya Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
 

BİZİM DARICA - Darica Haberleri - Darica Gazetesi Tavsiye Formu

Bu Yazıyı Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız

Yazarın Diğer Yazıları

Aklım İsyanda15 Haziran 2013 Saat: 02:10
Meslek Seçimi Memleket Meselesi-428 Mayıs 2013 Saat: 00:10
Meslek Seçimi Memleket Meselesi-313 Mayıs 2013 Saat: 21:18
Meslek Seçimi Memleket Meselesi-226 Nisan 2013 Saat: 17:29
Bir Panelin Ardından-627 Mart 2013 Saat: 00:45
Tüm Yazıları
Yukarı ↑