teyap

Kadın

Cilt bakımında uzman önerileri

Yüz ve cilt bakımı konusunda kafa karıştıran soruları Uz.Dr. Füsun Töre cevapladı.

25 Şubat 2011 Saat: 00:51
YORUM YAPTavsiye EtYazdır

Bu haber 1.927 kez okunmuştur

Cilt bakımında uzman önerileri
Cilt bakımında uzman önerileri

Hangi yaşta cilt bakımına başlanmalı?

Tıbbi anlamda, ergenlikten itibaren, buluğ ile; yağ bezleri hormonal etki ile çalışmaya başlar. Genetik yatkınlıkla bağlantılı olarak yağ bezlerinin sayısı, salgı miktarı ve dağılımı değişir. Ama 1’den 10’a yağlılık derecesini belirlediğimiz, kuru ciltli olmaya yatkın 1-2 dereceli gençlerde bile T bölgesi dediğimiz alın-burun-çene düzleminde yağ bezleri dolup şişip komedon denen akneler oluşur. Önceden bunlara ‘ergenliktir geçer’ denirdi. Evet az yağlı ciltli insanlarda iltihaplı akneye bile pek neden olmadan 10-15 yılda içleri boşalıp geçebilirler ama, gözenek çukurları bırakarak. Oysa evde kullanacağınız basit bir cilt temizleme köpüğü, az alkollü tonik ve kil maskesinin gözeneklere uygulanması, bu dönemi hiç iz bırakmadan geçirmesini sağlayacaktır.

Nemlendirici krem yağlı cilde gerekli midir? Genç insanların krem kullanması uygun mudur?

Evet, kullanılmalıdır. Cilt yağlanınca nem oranını korumak için su bazlı, yağsız nemlendiricilerden seçilmelidir. Gençlerde çevresel etkilere karşı korumak için cilt bakımlarını nemlendirici ile tamamlamalıdır. Hatta güneş korumalı bir krem tercih sebebidir.

Yağ oranına göre cilt tiplerini nasıl sınıflandırabiliriz? Normal, kuru, yağlı diye mi? Kişinin cilt tipini genetik yatkınlığı mı belirliyor? En ideal cilt tipi hangisidir?

Doğrusu, ergenlikten sonra normal cilt kalmıyor. Normalden kuruya, normalden yağlıya eğilimli diye ayırmak gerekiyor. Bunların dereceleri söz konusudur.En büyük etken, genetik eğilim. En ideal cilt ise karma yapıda olan diyebilirim. Çünkü T bölgesinde yağ bezleri, cildin ihtiyacı olan yağı salgılayıp koruyucu görev yapıyorlar. Günlük temel cilt bakımı yapılırsa sorun oluşturmuyorlar. İleri yaşlarda kırışıklık ve cilt altında gevşeme, sarkma açısından daha şanslı bir yapıdır.Cilt tipinde kriter olarak aldığımız yaş dönemi, hormonal olarak aktif olan periyod. Yani ilk ergenlikten, 50’li yaşlara dek menopoz ve andropozla birlikte cildin yağ salgısı da azalıyor. Su tutma yeteneğinin azalması ile nem oranı da düşüyor.

Yüz cildi yağlı olan bir kişinin vücut cildi kuru olabiliyor. Neden?

Toplumda genel olarak yağlı ciltli derken kastedilen, yüz cildidir. Aslında yağ bezleri saçlar dahil tüm baş, göğüs ortası, sırt ortası, omuzlar ve kaba et bölgesinde mevcuttur sadece. Vücut cildinin kuruluğundan söz ederken nem yani su oranının azlığı söz konusudur.

Diyelim ki karma bir cilt yapısına sahibiz. Evde yapacağımız cilt bakımı yeterli midir? Klinikte bakım ne zaman gereklidir?

Bir uzman dermatolog ve estetiysen danışmanlığında seçilen temizleme ürünü jel veya tonikle yapılan temizlik (iltihaplı akne varsa antibiyotik lokal ilaç) ve su bazlı nemlendirici krem uygulaması günde 2 kez yapılmalı. Biz, kil maskesini, her gece komedon denen beyaz ve siyah noktaların üstüne sürülmesini öneriyoruz. Böylece yaklaşık 10 gün sonra, cilt yüzeyine doğru çekilen yağlar daha kolay ve iz bırakmadan temizlenebiliyor. Evde nasıl yapılacağı da kişiye öğretilmelidir. Ama klinikte vapozon dediğimiz ozon buharı ile gözenekler daha da açılıp, özel cihazlarla temizlenme işlemi belli aralıklarla yapılırsa daha sağlıklı bir bakım gerçekleşir. Bu zaman aralıkları kişinin yağ salgılama oranı ile bağlantılıdır. Ortalama ayda bir olmalıdır. Kozmetik dermatoloji ve teknoloji geliştikçe iz, gözenek çukurları kalmadan yaşamak mümkün hale gelir. Vakumla gözenek içlerinin boşaltılması gibi cilt altında yağ salgılanmasına neden olan androjen hormon salgısını dengeleyen lozyonlar gibi…

Kişide orta derecede akne sorunu var diyelim. Yani yüzünde, sırtında beyaz, siyah noktalar, iltihaplı, sarı, şiş, kızarık, kabartılı sivilceler. Tedavide nasıl bir yol haritanız var?

Bu örnekle somutlaştırabileceğiz tedaviyi. Önce teşhisi derinleştirmeliyiz. Yani akne yalnızca genetik yatkınlıktan mı kaynaklanıyor, araştırmalıyız. Bayanlarda hormonal sorunlar, (yumurtalık kistleri, prolaktin hormon yüksekliği) akne ve tüylenmeye neden olur. Hipertiroidi, böbrek üstü bezleri, ilaçlar (kortizon, egdontoin, rifampisin) ve daha başka nedenler. Nadiren, sivilce şikayeti ile gelen hastada hipofiz adenomu yakalarız. Yanlış nemlendirici veya güneş koruyucu akne yapabilir. Bu tür durumların düzeltilmesi, örneğin hormonal tedavi de mutlaka yapılmalıdır. Klasik tedavide antibiyotik haplar, lokal ilaçlar iltihaplar içindir. Dermokozmetik ürünlerde kullanılmalıdır ki akne oluşumu için uygun olmayan bir cilt nemi, asitliği ve yağ dengesi sağlanabilsin. Üçüncü ve tedaviyi tamamlayıcı işlem cilt bakımıdır. Hastaya bilinçsizce iltihaplı akneyi ve derindeki siyah noktaları sıkmamasını tembihleriz. İz kalmaması için, uzman estetiysen aletlerle, vakumla, hazır olan akneleri temizler.Klasik tedaviye rağmen iz bırakmamaya meyilli ağır akneler için 14 yıldır Türkiye’de varolan isotretinoin içeren hap tedavisi bu dönemin gençliği için çok büyük şans. 6-8 ay boyunca süren tedavi KC fonksiyonları ve kolestrol, kanyağı takibi ile dermatoloğun gözetiminde uygulanıyor.Kalıcı yan etkisi pek yok. Bazı kişilerde hafif tüylenme ve hafif saç dökülmesi olabiliyor.Son yıllarda isotretinoine alternatif bir sistem geliştirdi. Ppx mavi ışık lazer. Özellikle iltihaplı aknelerde akne bakterilerinin oluşabileceği enzim sistemi üzerine etkisi ile kalıcı sonuç sağlıyor.

Peki cildimiz çok yağlı değil. Evde temizleme sütünü, toniğini nemlendirici kremi, göz kremini sürsek, Marttan Ekime güneş koruyucumuzu da ihmal etmesek sağlıklı bir cildi uzun yıllar korumaya yeter mi?Bunlar genç yaşlardan başlayarak düzenli yapılırsa cilt ileri yaşlarda dahi diri kalacaktır. Ancak klinik bakım, cilt masajından, özel maskelere, üst düzeyde anti aging olanakları sunuyor.Günümüzde nanoteknolojik ürünlerde, dermokozmetoloji altın çağını yaşıyor. Artık ürünler cildin yalnızca üst tabakasını nemlendirmiyor, bağ dokusuna dek nüfus edip yeni kollajen oluşturup cildin pörsümesini, kırışmasını, gevşemesini, sarkmasını, lekelenmesini önlüyor. Galvanik akım, radyofrekans, nonablatif lazer, mezoterapi cilt sarkmalarını toparlıyor, yeni kollajen oluşturuyor. Gerekiyorsa, botox ve dolgu ile takviye yapılabilir.Güneşten, sigaradan uzak duruyor, yeterince su içiyor, uykumuzu alıyorsak, dengeli besleniyorsak cildimize saygıda kusur etmiyor, demek ki kendimizi seviyoruzdur. Ancak beslenme deyince değinmeden geçemeyeceğim bir durum var ki, günlük ihtiyacımız olan vitamin ve mineralleri, karşılayacak meyve sebzeyi bulmak artık zor. Bu yüzden beslenme destek tabletleri almakta fayda var. A,B,C,E vitaminleri, selenyum, çinko, demir, karoten, kalsiyum, magnezyum bunlardan bazıları. Tabi organik ürünlerin konsantreleri olmak şartıyla.Ancak, içten dışa yansır güzellik. Kin, nefret, kıskançlık, öfke gibi olumsuz duyguların yüküyle ezilmeden; huzur, barış, sevgi, paylaşım hoşgörü ile bakan gözler olmadan nano, teknoloji gelişse de bir işe yaramıyor…

Günümüzde meyve asitlerinden oluşan peelingler ve leke açıcı kremler gündemde bunların evde kullanımıyla ilgili görüşleriniz nelerdir ?

Evet son yıllarda meyve asitlerinden oluşan (kimyasal) peelingler akne, leke açma ve anti aging amaçlı uygulanmaktadır. Uzmana danışarak satın aldığınız bu tür ürünleri doktor kontrolün de evinizde kendinizde uygulayabilirsiniz.

Yine son yıllarda fazlaca tercih edilen kök hücre uyarıcı, peptidli ürünlerle de cildinizi yenileyip gençleştirmeniz mümkün. Ayrıca kliniklerimizde yüksek dereceli meyve asitli ürünlerle yapılan cilt bakımı ve diğer anti aging tedavilerle sonuçlar çok daha yüz güldürücü olmaktadır.

YORUMLAR

Bu Habere Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
 

BİZİM DARICA - Darica Haberleri - Darica Gazetesi Tavsiye Formu

Bu Haberi Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız
Yukarı ↑