Yükleniyor...
Erdal Uzunoğulları

Erdal Uzunoğulları

kitapkurdu1967@hotmail.com

Bir İngiltere rüyası!..

05 Ağustos 2013 Pazartesi Saat 21:16

Sevgili okurlar geçen hafta İngiltere’ye yaptığım bir haftalık gezide gördüğüm ve çok etkilendiğim bir anekdotu siz okurlarımla paylaşmak istiyorum. İngiltere şehir merkezlerini gezerken, dikkatimi özellikle yüksek binalar, temiz ve düzenli yollar ve binalara asılmış birbirinden dikkat çekici reklamlar vardı. İngiltere Cadde ve sokaklarda hangi reklam levhalarına baktıysam şaşa kaldım!  Reklam levhalarında beni heyecanlandıran ve gurur duydurtan yazılar vardı! Londra gibi dünya şehrindeki binalara asılı reklamlarda kocaman harflerle Nefis Rize Çayı, İşte harika çay yazıyordu. Yazının yanında lale biçiminde ince belli, cam bardakta tavşankanı bir çay resmi vardı. Sadece en dipte küçücük harflerle İngilizce olarak Drink Real Tea yazılıydı. Caddede sağıma soluma bakınarak biraz daha ilerledim. İngiliz Dükkânlarının isimleri dikkatimi çekti. Rahat Shoes, Dilber Giyim Fashions, Sultan Ahmet Leather… Büyük, görkemli binaların üzerinde yanıp sönen ışıklarla Türkçe olarak Alışveriş Merkezi yazılıydı. Az ötede bir gazete bayisine rastladım. İngiltere basınında neler yazıyor diye bir göz atayım dedim. BirçokTürk dergisinde mevcuttu vitrinde. Aksiyon, Atlas, Aydınlık, Anadolu gençlik, Kapital, Semerkant, sızıntı vs.. Ancak dikkatimi çeken önemli hususlardan biride İngilizce  Media lafı yerine Basın Yayın sözünün geçmesi beni çok şaşırttı. Dergi içerisinde Alternatifkelimesi yerine Seçenek sözcüğü yazılıydı. Kendi kendime anlaşılan özellikle İngiltere’de Türkçe sözcükler kullanmak moda olmuş diye düşündüm. Acaba Niye?  Yoksa Avrupa halkında aşağılık duygusu mu hâkim olmuştu? Belli ki bu Türkçe sözcükler ile bazı İngiliz yazarları kendilerine bir üstünlük havası vermeye çalışıyordu. Böyle düşüncelerle dolaşırken yorulmuşum. Üstünde James’in kahvehanesi yazılı bir yer gördüm.Şaşkındım.Gelen görevli Türk olduğumu öğrenince arsız arsız sırıttı, bir iki kelime Türkçe bildiğini gösterme çabasına girişti. Kola istedim. Kola yokmuş,ithal malı soğuk bir Susurluk malı ayran getirdi. Ayranımı içip dinlenirken yandaki masalar dolmaya başladı. Tam o sırada genç biri yanıma yaklaştı. Affedersiniz yer kalmamış yanınıza oturabilir miyim dedi. Hay hay buyurun oturun dedim. Arkadaş İrlanda asıllıymış.Dedim nasıl olur her yerdeTürkçe reklam yazıları, Türkçe dergiler, Türk okulları nasıl oldu böyle diye söylenince başladı anlatmaya. Türkler önce İngiltere’de azınlıktaki vatandaşları için bütün derslerin Türkçe olduğu Türkçe okullar açtılar ve daha sonra İngiliz velilerde çocuklarını bu okullara göndermeye başladılar.Bu pahalı Türk okullarına gidenler, adeta ayrı bir kültüre sahip, kendilerini üstün gören bir sınıf oluşturdular.O ara dünyada Japonca, Çince, Türkçe gibi dillerin önemigittikçe artmaktaydı. Yabancı Türk okullarına rağbet artarak özenti körüklendi. Sonunda Türkçe bilmek, Türkçe reklamlar vermek hatta çocuklarına Türkçe isimler veren aileler oldu. Sonuç olarak sevgili dostlar 1 haftalık İngiltere gezisinde şaşkın şaşkın kendi kendime Allah Allah dedim, bizim Türk diline ne olmuş böyle derken sevinç içinde uyandım: Tuu rüyaymış dedim kendi kendime. SAYGILARIMLA

Bu yazı toplam (529) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?