Yükleniyor...
Tuğba Tekeli

Tuğba Tekeli

tugbatekeli@gmail.com

Uyku kokan zamanlar

03 Aralık 2012 Pazartesi Saat 18:34

Kasvetli ve soğuk bir güne uyanırken kış aylarında, en çok o sıcacık yorganın altından çıkmak koyar insana. Gündelik telaşın içine bir anda düşüverirsin, olağanca rutiniyle. Bırakıp gitmek nasıl da zor gelir insana o rehaveti, o havasız odayı. Gün içinde insan beyninde de pek çok kere gider durur aslında oraya, hele ki kış aylarında benim bir yanım hep o sıcacık yatağımda kalır. Çok yoğun olmadığım zamanlarda bir an evvel o rahat, kocaman ve sıcak yatağıma bir an evvel uzanabilmek için zamanı sayarım. Dakikalar saydıkça çoğalır durur. Bir masaldan çıkıp gerçeğin soğukluğuna adım atmaktır uyanmak. Uyanıp da o sahneden çıkınca bir daha geri dönememek duygusu ne kadar da acıtır insanın canını. Hele güzelse rüyalar ve bir o kadar da gerçekçi ise insanın sıyrılası gelmez hiç.

Pijamalarımı yatağın içinde bırakıp da gidersem sanki sıcaklığı ve kokusu döndüğümde beni bekliyor olur. Yeniden o hale bürünmek ve elime kitabımı alıp, mis kokan sayfalarında hayale dalmak ne de güzeldir. Güzel rüyalar getirir güzel pijamalar. O yüzden çocuklar hep o sevimli pijamalarıyla masalsı rüyalara adım atarlar.

***

Soğuk ve yağmurlu bir kış gününde insan yatağa uzanınca kendiyle ve içindeki kelimelerle baş başa kalır. Bazen içinden çocukça şarkılar söyler. Yıllar geçse bile her yağmurda ‘’yağmur yağıyor seller akıyor arap kızı camdan bakıyor’’ şarkısını söylemek gibi. Ben ne zaman yağan yağmuru duysam cama çıkar, istemsizce o şarkıyı mırıldanırım. Minik bir an bile olsa çocukluğuma dönerim o zamanlarda. Böyle güzel anlarla, yağmur daha da güzelleşir. Yağmur sonrasında toprağın dönüştüğü hal insanı ne kadar zorlasa da, o çamurun arasından çocukluğumda yaptığım tencereleri tavaları bulur çıkartırım. İçine de çam kozalaklarından ayıkladığım fıstıkları doldurur gibi yaparım aynı o zamanlardaki gibi. Otuz yaşında hala oyunlar oynamayı seven benden başka kaç kişi var diye de düşünmekten kendimi alamam. Keşke herkesin mutlu çocukluk anıları olsaydı zaman zaman kaçıp da sığınabileceği.

***

Kış aylarında çoğu gün uyku kokar bana, aynı yazın taze taze kokması gibi. Çünkü içimizdeki yapamadığımız her şey uykunun içine hapsolur ve o zamanlarda kendini bırakır. Yazlar yapmak istediklerimizin zamanıdır ya kışlar da tam tersi. Bu zamanlarda şiirle beslenir benim gibi ruhlar, kelimelerle beslenir. Ah bir de şu sigara olmasa. Büyük bir savaş halindeyiz birbirimizden ayrılmak için. Ben kendimle bile bu kadar savaşmamıştım sanırım deli zamanlarımda.

***

Uyku büyük bir zaman kaybı gibi geliyor insana yaşı ilerledikçe. Yine de sevdiğinin kokusu gibi etkiler uyku kokusu ve ne kadar çok hissederse o kadar müptelası olur insan. Bu yüzden yazın kokusuna hasret yaşar gideriz her günü. Tazelenmek, yenilenmek ve yeniden enerji dolmak için yazı bekler dururuz. Bekledikçe geçmez inadına. Ama ne demiş şair; ‘’ille görmek için mi beklenir güzel günler, beklemek de güzel.’’

Bu yazı toplam (526) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?