Yükleniyor...
Tuğba Tekeli

Tuğba Tekeli

tugbatekeli@gmail.com

Doğal Detaylar

11 Haziran 2012 Pazartesi Saat 20:33

Detaylarla ilgili bir şeyler yazmayı çok severim. Çünkü detayları görebilmek demek, yaşamı güzelleştirebilmek demektir. Herkes bunu yapamaz. Yaşamın geneline bakmaktır çoğu insanın yaptığı veya sadece kendi yaşamından ibaret gibi görmektir hayatı, yaşayabildiği kadarıyla. Gerisini pek önemsemez.

***

Doğanın güzelliği beni detaylar ile yazmaya itiyor her seferinde. Ağaçların yaprakları, çamların iğneleri, dağların uzanışları, bulutların şekilden şekle girmeleri, toprağın rengi ve kokusu, ağaçların gövdelerinin dokusu ve rüzgârın bahar çiçeklerinin kokusunu ta uzaklardan yakınımıza taşıması hayatın detaylarıdır, doğanın ince ayrıntılarıdır.

Her coğrafyanın nev-i şahsına münhasır sihirli detayları vardır. Farklı cins çam ağaçlarının kozalakları gibi örneğin; dantel gibi işlenmiş sanki gizli bir el tarafından ve dokunduğunuz an sanki dağılıverecekmiş gibi bir korkuya kapılıverdiğiniz. Hayvanlarda da hissederim çoğu zaman detayların muhteşemliğini…

Bir fil’e dokunduğumda, bir ağacın gövdesine değmiş gibi hissetmiştim kendimi. Çok yaşlı bir insan elinin buruşukluğu ve kuruluğu ise her daim bana bilge ağaçları hatırlatmıştır. Doğayla insanlar arasındaki o ince çizgiyi detaylarda görebilmek ne kadar da harikuladedir. Toprağın renginin türlü türlü olması da ayrı bir haz verir bana, sanki baharatlarla çeşnilendirilmiş gibidir, mis gibi kokar. Su ile karışınca ise vuslat sevinci yaşar gibi gelir. Hele yazın kavurucu sıcağında yanan betonu su ile buluşturduğunuzda çıkan ses, cırcır böceklerininki kadar yüksektir ve tizdir. Sessizlikte kâğıt gibi yırtılıverir sanırsınız o kalın tabaka. Dağlar, o kocaman dağları kim oturtmuş yayvan gövdelerinin üzerine ve kim parça parça ayırmış her bir noktasını diye merak ederim çocukça. Bazen minyatür bir hayat yaşıyormuşum izlenimine kapılırım, öyle ki doğanın muhteşemliğinden dilim dolanır adeta.

***

Devler ülkesinde yaşıyormuşum gibi hissediyorum minicik karıncalara baktığımda. Onlar için ne kadar da korkutucuyuzdur kim bilir. Minik salyangozlar, narin kelebekler, kedi yavruları için hele belki de birer canavarız. Oysa kocaman bir filin yanında da o karınca kadar küçük hissederiz kendimizi veya bir zürafa ile boy ölçüşebilir miyiz? Hep derim kendine yapılmasını istemediğin bir şeyi başkalarına yapma diye. Bu sadece insanlara için söylenen bir söz olmamalı. Yeri geldiğinde insan kendini bir karıncanın da yerine koyabilmeli bir filin de. Ne de olsa biz sadece hayatın içinden gelip geçen seyyahlarız, asıl olan doğanın ta kendisi. İnsan kendini seviyorsa eğer doğayı da sevmeli! Evrenin minik bir detayı olsa da yaşamımız; detayların en güzel ve doğal olanıdır çünkü!

Bu yazı toplam (540) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?