Yükleniyor...
Özden Kısakol

Özden Kısakol

ozdenkisakol@hotmail.com

Gündem

08 Temmuz 2010 Perşembe Saat 19:16

    Ülke gündemi yoğun; ekonomik kriz, terör, siyasetin yeniden dizaynı, Anayasa Mahkemesi’nin karar aşamasında oluşu gibi temel başlıkların tartışıldığı bu günlerde belki de asıl gündemi kaçırıyoruz. Peki, nedir bu asıl gündem?

    Seçim genel seçim…

    Normal şartlarda seçim yapılacak olursa 10 ay sonra genel seçim yapılacak, bunun hazırlıklarını bütün siyasi partilerde görebilirsiniz. Milletvekillerinin yeni pozisyonlar alıyor olmalarını görmemek olmaz herhalde, sadece Milletvekili boyutundan ibaret değil bu pozisyon almalar, yer kapmalar, siyasi partilerin İl ve İlçe yönetimlerinde de bunları görebilirsiniz.

    Bu saatten sonra siyasette piyasa kuralları geçerli olmaya başlayacaktır, linçler, iftiralar ve belden aşağı vurmalar, Ülkemizin ve bölgemizin gerçekleriyle tekrardan yüzleşecek, adına da demokrasi diyeceğiz. O zaman siyasi ahlak ve politikayı birazcık irdeleyelim.

    Siyaset nedir; Türk Dil Kurumuna göre kelime anlamı ‘’Devlet işlerini düzenleme ve yürütme sanatıyla ilgili özel görüş veya anlayış’’diye açıklanmış.

    Politika ise; Türk Dil Kurumuna göre davranış biçimi, düşünce yapısı olarak açıklanmışsa da mecazi anlam olarak’’Bir hedefe varmak için karşısındakilerin duygularını okşama, zayıf noktalarından veya aralarındaki uyuşmazlıklardan yararlanma vb. yollarla işini yürütme’’ şeklinde açıklanmış.

    Peki, ahlak ne; Yine Türk Dil Kurumuna göre’’Bir toplum içinde kişilerin uymak zorunda oldukları davranış biçimleri ve kurallarıdır’’. Benim tanımıma göre ahlak; İnsani ilişkilerin her alanda ortaya çıkan değer sorunlarıdır. Bu da insanların yetişme tarzı, büyüdüğü, yetiştiği ve çalıştığı ortamın ona verdiği değerler bütünüdür.

    Siyasette ve kurumlarda ki yozlaşmayı ahlak meselesinden ibaret görmemek gerekir. Yöneticilerin ve toplum önderlerinin ahlaki zaafları sadece onların genel ahlaki kusuru olmalarından ibaret değildir. Konunun esası toplumsal ve kamusal erdemler konusundaki tutumlarıdır. Yani yalancı, ikiyüzlü, düzenbaz veya sahtekâr bir yönetici kadar, temsil ettiği grubun yararına kaygısını taşımayan, gücünü ve yetkisini muhaliflerini susturmak için kullanan, konumunun sağladığı saygınlık ve avantajı eleştiriden uzak hale getiren, hak sahiplerini topluluk olarak değil de uysal bir tebaa olarak gören ile toplumu şu cu bucu diye ayıranlarda ahlak değerleriyle tarif edilemez.

    Bunun gibi; bütün kariyerine ilkeler ve değerler yerine iktidar tutkusunun gözlerini kararttığı, iyi-kötü yargılarını kendisinin yönetiminde olup olmamasına göre belirleyen, yönetime gelmek için her türlü aracı kullanmayı doğru bulan, doğruluğundan emin olmadığı iddialarla rakibini yıpratmaya çalışan, işlerinin gidişatıyla ilgili kimi doğruları ancak uygun konjöktürlerde hatırlayan, sürece yönelik eleştirilerini, toplumun bilgisine sunmak için kendine uygun zamanı bekleyen, sorumluluğu paylaştığı davayı dışarıdan biriymiş gibi eleştiren, toplumun yararına olan konuları rakipleriyle pazarlık konusu yapan… kişi ve kesimler elbette hak ettikleri eleştiriyi alacak, afişe olacaklardır.

    Sonuç olarak kişilerin kurumları yozlaştırma yeteneği kadar, her türlü ahlaki kaygıdan arınmış bir anlayışa sahip kişi ve kurumların mücadelemize katkı sağlamak yerine direnç göstermeleri toplumu içinden çıkılmaz bir kaosa sürükleme çabaları kabul edilemez.

    Ancak bizler topyekûn olarak, bu oyunlara gelmeden, yasal olan platformda mücadeleye devam etmeliyiz. Bu yaşananlar bizlere gösteriyor ki daha çok yol kat etmemiz gerek.

Bu yazı toplam (374) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?