Yükleniyor...
Erdal Uzunoğulları

Erdal Uzunoğulları

kitapkurdu1967@hotmail.com

Geçmişten günümüze Türk mutfağı!

12 Mart 2012 Pazartesi Saat 20:26

Sevgili okurlar Bu yazımı 2007 Amerikan yapımı Animasyon bir film olan Aşçı fare filmini izledikten sonra yazma ihtiyacı duydum. Film başlarken Fransız mutfağından bahsedince ya bizim mutfağımız ne durumda diye kendi kendime söylendim! Özellikle bizim mutfağımızın temellerini Orta Asya Türk Mutfağında bulmamdan dolayı bunu sizlerle paylaşmak istedim. Orta Asya Mutfağının Anadolu’ya taşınırken zengin Anadolu kültürünün (Hitit, Urartu, Lidya, Frigya, İyonya vs..)  Türk mutfağına katkılarından bahsetmeye çalışacağım.İnsanoğlunun yemekle ilgili uğraşı ve çabaları, Hazreti Âdem’in yasak yiyeceği yemesi sonucu yeryüzüne gönderilmesi ile başlar. Rivayete göre Hazreti Cebrail, Âdem Peygamber’e baba çorbası” diye adlandırılan buğday çorbasını pişirmesini ve buğdaydan ekmek yapmasını öğretir. Dünyada pişen bu ilk yemekten dolayı aşçılık, dünyanın ilk mesleği statüsünü kazanır. Hazreti Âdem de “aşçıların piri” olma sıfatına sahip olur. Hazreti Âdem’den günümüze kadar çeşitli toplumlar kendi mutfak kültürlerini geliştirmişlerdir. İlk önce diyebilir ki Anadolu mutfağı çok zengin çeşidi ile diğer Dünya devletlerini kıskandırmıştır. Anadolu’da öyle bir yemek kültürü oluşmuş ki bu ummanın içine girseniz kaybolursunuz. Bakın İngiliz yemek kültürü çok zengin değildir sebebi de dışarıdan hiçbir kültürü kabul etmemiş olmalarındandır.  Kendi kültürlerini korumak için birçok şeyi kabul etmemiştir İngilizler o yüzden mutfak kültürleri pek yoktur. Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti mutfağı, dünyanın her tarafındaki birçok kültürü alıp harmanlayarak zengin mutfak kültürüne zenginlik katmıştır. Türk'ün ilk mutfağı Orta Asya mutfağıdır. Göçebe kültürünün de getirmiş olduğu çok önemli bilgi ve beceri vardır. Göçebe hayatına uygun olarak Türklerin Orta Asya’da daha çok koyun eti, at eti, buğday ve mamullerinden yapılan açma böreği, tatar böreği, çörek, katmerli börek, çiğ börek, mantı, pekmez,  helva, yufka, bulgur, tarhana,  süt, yoğurt, ayran ve kımız vb. gibi yiyecek ve içecekleri kullandıklarını söyleyebiliriz. İşte, yıllar sonra Anadolu ve Rumeli’nde gelişen Osmanlı kültürü ve de bu kültürün önemli bir bölümünü oluşturan mutfak ve yemek töreleri asırlardır Asya Türklerinin tarihsel birikimiyle birlikte oluştu, gelişti ve bütün dünyada ünlendi. Bu koşullar, Türk yemek kültürünü bugün dünyanın beş büyük mutfağından birisi olma kıvamına getirdi.(Türk mutfağı, Fransız mutfağı, Meksika mutfağı, İtalyan mutfağı ve Çin mutfağı) Sevgili okurlar öyle zengin bir Anadolu mutfağımız var ki, mutfaklarda pişen yemeğin Malatya'daki, Mardin'deki, Trakya’daki çeşidi başka başkadır. Ege'deki aynı çeşit yemek başka bölgelerimizde farklı olabilmektedir. Örneğin, Ege'de beyaz aşure yaparlar, Anadolu'da ise esmer aşure. Osmanlı Sarayındaki mutfak kültüründen çok kısa olarak bahsetmeden geçemeyeceğim. Günümüzde yediğimiz bazı yemekler ve tatlılar tamamen Saray çıkışlıdır. İmambayıldı, simit, akide, baklava, lokum Saray çıkışlıdır. Halkın bunlarla tanışması 18. yüzyılda olmuştur. Türk halkı yemek yemeye pek kıymet vermezdi biraz ekmek, biraz tuz ve soğan bulunursa ne mutlu, bir de yoğurt yerlerse artık başka yiyecek aramazlardı! Bir de sizlere sorsam Dünyada hiçbir mutfak sayesinde devrimler konuşulup, tartışılıp uygulanmış mıdır? Atatürk’ün sofrasının devrimlere katkılarını Yakup Kadri Karaosmanoğlu yazısından okuyalım: “Atatürk'ün sofrasından hepimizin ruhunda ve dimağında nice derin, tatlı ve ibret verici anılar, yaşama ve insanlığa dair, nice değerli dersler kalmıştır.”
Atatürk'ün sofradaki sözleri, felsefesi, yol göstericiliği, fıkraları, vecizeleri gerçekten bir hazine idi. Bu sofrada esen hava sevgi, vefa ve arkadaşlıktı. Burada ilim, sanat, kültür, nesnel görüşler, gerçeklikler, idealler yer alırdı. Ülke sorunları, geleceği, çözüm biçimleri aranırdı. Gönül sohbet ister, kahve bahane sözünde olduğu gibi, Gazi Mustafa Kemal Atatürk için de amaç, tartışmalardı, iyiyi doğruyu bularak  akıla yol açmaktı.Günümüzde Anadolu kültüründen doğan böyle  sofralarında buluşmak üzere….

Bu yazı toplam (784) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?