İnsanlar…
İnsan ilişkileri…
Sorular…
“Onlar can da biz patlıcan mıyız?” gibi bir soruyu asla kastetmiyorum…
Herkes can, kimse kimseden daha az değerli değil…
Herkesin yaşama hakkı var, herkesin düşünme hakkı var.
Herkesin sıcak bir eve, bir doktora, bir insana ihtiyacı var…
Ne diyordum?
Bazen hiç ummadığımız şeyler yaşıyoruz. Tuhaf bir cümle oldu hakikaten.
Yaşam böyle değil mi zaten; kurgularız, niyetleniriz ama bazen rotayı rüzgarın etkisinden kurtaracak kudrete sahip olamayız. Bazen bazı şeyler gerçekten elimizde değildir.
İnsanı oyalayacak o kadar çok şey var ki!
Kendimizle söyleşmelerimiz bile gün geçtikçe azalıyor. Herkese sorduğumuz “nasılsın?” sorusunu bir kendimize sormuyoruz…
Ötekine sorduğumuzda ise cevabını çoğu zaman merak etmiyoruz. Merak ettiğimiz şey olaylar oluyor. Gerçi hayat da bir yerde başımıza gelen olaylardır, orası ayrı. Bizim merak ettiğimiz “film duymak” oluyor genelde.
***
Tahammül sınırımız gün geçtikçe daralıyor. Çünkü haddimizi bilmemeyi biraz daha “öğreniyoruz”. Kendimizi önemsiyor gibiyiz aslında hiç de merak etmiyoruz nasıl olduğumuzu. Nasılsın sorusunu kendimize sorduğumuzda derin bir boşluğa düşme korkusuyla hemen tıkınıyoruz; beynimizi tıkıyoruz, midemizi tıkıyoruz, yanımızdakini tıkıyoruz…
***
Samimi ve içten bir şeyler aramadan kendimizle söyleşmemiz mümkün değil zaten.
Bir şeyler değişiyor, hava değişiyor, yollar buz tutuyor, dünya ekseninden kayıyor, ozon tabakası deliniyor, etraf sapsarı oluyor ya bize ne?
Biz işe gidiyoruz, bizim kalın duvarlardan örülmüş evimiz var. Yandaki bina yıkılıyormuş; dozerler, vinçler insandan güçlüymüş; hayat bazı coğrafyalarda zormuş bize ne? Biz rahatız ya? Kendimiz yaşlanıyormuşuz, dostlarımız günden güne uzaklaşıyormuş bizden, çocukluğumuz an an kaçıyormuş şimdimizden, büyüdük ya daha ne, bize ne? Biz işimize bakarız…
***
Bir şeyler var söylenecek dilimin ucundan yazıya dökülecek; ama düşündüm de nasılsınız?
Aklınız geniş yüreğiniz yufka mı hala? Gözleriniz; onlar nasıl? Ya kulaklarınız, elleriniz, renginiz, diliniz? Tadınız tuzunuz yerindedir inşallah…
Ne diyordum? Nasılsınız? En son ne zaman kendinizle kaldınız?
Daha önce hiç gitmediğiniz, dilini bilmediğiniz bir ülkeye seyahat etme imkanınız olursa kaçırmayın, sorgulayacak çok şeyiniz olacaktır eminim.
| 1 |