Yükleniyor...
Belgin Maviş

Belgin Maviş

belginmavis@gmail.com

Ekim 2011 de geldi çattı…

10 Ekim 2011 Pazartesi Saat 09:21

Ekonomiler hala zorda. Çözüm ne?

Yaz mevsiminin son ayı olan Ağustos yerini Eylül’e bırakmadan önce kavurucu sıcağını son bir kez gösterip öyle gitti. Mevsimlerin etkisinden midir bilinmez, Ağustos ayında yurt ve dünya genelinde piyasalar sert satışlarla karşılaşıp Eylül’de baharın gelişiyle tepki alımlarıyla toparlanmaya çalıştı.

Ancak sadece ülkemiz yurt dışından ayrışarak Eylül ayını baharın gelişi olarak algıladı. Yurt dışında ise; küresel resesyon ve Euro bölgesinde devam eden borç krizine yönelik artan endişeler nedeniyle son baharda yaprak dökümü yaşadı.

 Geçmişin güçlü çınar ağacı Avrupa’ya baktığımızda her geçen gün bir yaprak daha düşüyor. Avrupa’da Yunanistan ile başlayan, sonrasında İrlanda ve Portekiz ile devam eden borç krizi endişelerinin, Ağustos ayında İspanya ve İtalya’yı da etkisi altına alması sonrasında Euro’ya yönelik endişeler artınca; Avrupa Merkez Bankası piyasaya girerek İtalya ve İspanya tahvillerini almak zorunda kaldı. Buna bir de ABD’den sonra Euro Bölgesi’nin ikinci büyük ekonomisi olan Fransa’nın not indirimi söylentileri ile oldukça dalgalı bir seyir hakimdi.AB’nin şımarık çocuğu Yunanistan’ı kurtarma çalışmaları ise gündemdeki yerini hiçbir ülkeye bırakmamakta kararlıydı.

***

Son günlerde Avrupa’da yeşeren bir diğer önemli konu da; Euro Bölgesi’ndeki zayıf ülkeleri ve bankaları destekleme, hükümet tahvilleri satın alma yetkisi veren 440 milyar Euroluk EFSF’nin (Avrupa Finansal İstikrar Fonu) genişletilmesi ile ilgili yapılacak olan oylama oldu. Piyasaların bir miktar sakinleşmesi için planın mecliste yapılacak oylamadan geçmesi gerekti. Kurtarma paketine katkının artırılması sadece Yunanistan için değil, diğer tüm ülkeler için de oldukça önemliydi.

Çınar ağacının en güçlü dalı olan Almanya’ya önemli görev düşüyordu.

Avrupa Finansal İstikrar Fonu’nun en büyük garantörü Almanya, fona katkısını iki katına çıkarmayı oyladı. Kurtarma paketinin meclisteki oylamadan geçmesine rağmen piyasalardaki etkisi sınırlı oldu. Şimdilik Avrupa ülkeleri çınar ağacının gölgesinde uzanmaya devam ediyor.

 

***

 

ABD cephesinde ise geçtiğimiz iki ayın göze çarpan konuları şunlardı;

Kredi derecelendirme kuruluşu S&P’nin politik risk ve bütçe açığı gerekçeleriyle, ABD’nin AAA olan kredi notunu tarihinde ilk kez AA+ ya indirmesi ve kredi notu görünümün negatif izlemeye alındığı açıklaması piyasalarda sert satışların yaşanmasına neden oldu.

Bir diğer konu da; ABD Merkez Bankası FED’in iki gün süren toplantısıydı. FED’in ikinci parasal genişleme programının son bulmasının ardından FED’in piyasalara para pompalamaya devam edip etmeyeceği oldukça merak konusuydu.

Son gerçekleştirdiği toplantı sonrasında ekonomide aşağı yönlü risklerin arttığını belirten FED “Operation twist” adıyla bilinen programla elinde vadesi dolan kısa vadeli bonoları, 10 yıl ve daha uzun bonolarla değiştirme kararı aldı. Ancak, FED’den yeni bir parasal genişleme (QE3) bekleyen piyasalar bu karardan tam olarak memnun kalmadı.

Yurt geneline döndüğümüzde ise oldukça yoğun iki ay geçirdik. Ağustos ayında ABD’nin kredi notunun düşürülmesi, Avrupa’da devam eden borç krizi ve açıklanan makro veriler sonrasında global piyasalarda ikinci dip endişesi ile yurt dışına paralel olarak İMKB’de de satış baskısı hız kazandı.

Bunun üzerine Merkez Bankası Ağustos ayının başında olağan dışı PPK toplantısı gerçekleştirerek gündemde bomba etkisi yarattı. Kurul toplantı sonrasındaki açıklamasında politika faizini düşürerek küresel ekonomiye dair artan sorunların yurt içi ekonomik faaliyetler üzerinde durgunluğa yol açmasını önlemeyi amaçladıklarını belirtti.

Merkez Bankası Ağustos ve Eylül aylarındaki olağan PPK toplantılarında ise faiz ve munzam karşılık oranların herhangi bir değişikliğe gitmedi..

Geçtiğimiz ay gündemimize bomba gibi düşen diğer bir konu; Kredi derecelendirme kuruluşu S&P’nin Türkiye’nin yerel para cinsinden kredi notunu BB+’dan BBB-‘ye çıkartarak yatırım yapılabilir seviyeye yükseltmesi ve görünümü pozitif olarak belirlemesi oldu. Ancak kuruluş yabancı para cinsinden kredi notunu BB seviyesinde sabit bıraktı. S&P cari açıkta düzelme olması durumunda not artışlarının devamının gelebileceği sinyallerini verdi.

Not artırımının kapısını aralamamızın ardından önümüzdeki dönemlerde not artırımının devam edeceği sinyalleri nedeniyle gelişmeler tarafımızca yakın takibimizde…

 

***

 

Cari açık ve döviz dengesindeki bozulmalar konusunda ise, döviz kurlarında görülen yukarı yönlü hareketin hızını kesmek amacı ile Merkez Bankası döviz satım ihalelerini devreye sokarak dövizdeki aşırı değerlenmeye müdahalede bulunuyor.

Cari açık içinde gün geçtikçe yeni çözümler ortaya atılmakta. Cari açığın giderilmesine bir katkı da geçtiğimiz günlerde gayrimenkul sektöründen geldi. Yabancılara mülk satışına engel olan mütekabiliyet (karşılık) koşulunun kaldırılması ile yabancıya 1 milyon konut satışının önünün açılması ve buradan elde edilecek gelirler ile cari açığa katkı sağlanması hedefleniyor.

Göreceli olarak azalan cari açık endişeleri, TL’deki değer kaybını önleme çalışmalarının yanında 2. çeyrekte beklentilerin oldukça üzerinde gelen büyüme rakamları da (%8.8 olarak açıklandı) global piyasalara kıyasla pozitif ayrışmamızı sağladı.

Ekim ayına dair beklentilerimiz ise; Ağustos ayının kavurucu etkisinin ardından gelen bahar esintisi ile Eylül ayındaki iyimser hava İMKB cephesinde Ekim ayında da sürebilir.

Ekim ayı için olumlu beklentilerimiz dahilinde İMKB Ulusal 100 Endeksi’nde 61.000 seviyesi oldukça önemli.

Ancak teknik açıdan baktığımızda bu süreçte 54.800-52.500 bandında geri çekilmeleri görmemiz de mümkün…

Her şeye rağmen; riskinizin az kazancınızın bol olmasını dilerim…

 

 

 

Bu yazı toplam (652) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?