Yükleniyor...
Beril Sökal

Beril Sökal

berilsokal@gmail.com

Sözleşmeli Aşklar...

16 Mayıs 2011 Pazartesi Saat 21:39

Evlilik gibi önemli bir karara varmadan önce, çiftlerin yapmaları gereken, evlilikten ne anladıklarını sorgulamaktır. Evlilik, sadece iki insanın toplumsal kaygılar ve alışkanlıklar nedeniyle devam ettirebileceği bir kurum değildir.
Evlenip evlenmemek gibi, evliliğinizin mutlu ya da mutsuz oluşu da yaptığınız seçimlere bağlıdır. Hemen her konuda doğru seçimlerin çokluğu evliliği mutlu kılarken, yanlış seçimlerin çokluğu da mutsuz bir evlilik doğuruyor. Peki bu konuda risk alınır mı?
Evlenip ya mutlu olmazsam diye başlayan bir evlilik, kişinin kendine uyguladığı baskı ve çelişki nedeniyle kötü sonuçlanabilir. Aynı zamanda, bu evlilik sonucu mutlu olacağım diyen kişilerin çoğunun da mutlu olduğu görülmüştür. Ancak bazı çiftler evliliğin getirdiği tatlı sorumlulukları birer yük olarak görüp, evliliği birtakım özgürlüklerin kısıtlanması gibi algılarlar. Evlilik, kişileri eksiltmek veya kısıtlamak değil, tamamlayıp çoğaltmayı amaçlar. Çiftler birbirlerinin eksiklerini tamamladıklarında tek başlarına olabileceklerinden daha büyük ve güçlü olurlar.
Çoğu zaman, aşk bittikten sonra evlilik nasıl sürer gibi sorularla da karşılaşıyoruz. İşte bu noktada konunun ‘’alışkanlık’’a dönüşmesi cevabı veriliyor. Bence bu oldukça yanlış bir genelleme. Sonuçta insanlar yapısı gereği sevmediği şeylere alışamaz veya bağlı olamazlar. Bir insan sigarayı severse veya onu mutlu ettiğine inanırsa, içmeye başlar ve bu alışkanlığa, ardından bağımlılığa dönüşür.

Bunun ayrımını yapmak son derece zor olsada alışkanlık sevmektir, bağlılıkta alışkanlıktır denilebilir.
Evlilikte esas; seçimlerin doğru yapılması, duyguların paylaşımı, anıların çoğaltılması ve çaba  gösterilmesi önemlidir.
Evliliğe sadece kağıda atılan imza veya parmağa takılan alyans olarak görenler ve öyle görmeye devam etmek isteyenler; devam etsinler ama asla mutlu olamayacaklarını da unutmasınlar.

Evlilik deyince aklınıza ilk gelen kelimeleri sorduğumda ise şu yanıtları aldım;

Yaş:18- genç kız: ‘’Balayı’’
Yaş:26- bekar bayan: ‘’ Sevgi’’
Yaş:28- bekar bay: ‘’ Bağlılık, özgürlüğün kısıtlanması’’
Yaş:30- bekar bayan : ‘’Fedakarlık’’
Yaş:31- yeni evli bayan:  ‘’Mutluluk’’
Yaş:32- 4yıllık evli bay: ‘’Saygı’’
Yaş:32- 11yıllık evli bay: ‘’Sadakat’’
Yaş:34- boşanmış bay: ‘’Tecrübe,hüsran’’
Yaş:35- bekar bayan: ‘’Sorumluluk’’
Yaş:37- 9yıllık evli bayan: ‘’Serkan( kocamın ismi)’’
Yaş:38- 10yıllık evli bay: ‘’Mutluluk’’Yaş 50- 20 yıllık evli bay: “Yemek”
Yaş:50- 20yıllık evli bayan: ‘’Bıkkınlık,yıpranmışlık’’
Yaş:55- 30yıllık evli bay: ‘’Tükeniş’’

Peki ya siz ne düşünüyorsunuz?

Bu yazı toplam (981) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 3 )

Bu devirde başlık mı kaldı?
Başlık süpermiş Beril....Ama içinde aşk aradım, aşka dair bir yazı bekledim. Evliliğe dairmiş..Daha dur beya. 18 yaşında bi genç kız, evlilik felsefesine bile yakın durmasın bence, daha amerikalarda yüksek lisans yapacaksınız, ondan sonra.. Evlilik zamanı 20 seneyi doldurunca bu sefer de Kadrolu Aşklar oluyor de mi durumumuz.. Güzel. Sözleşmeli Aşklar-Kadrolu Aşklar. Otuzu geçince de Emekli Aşklar.. Güzell..
Adnan Susoy17 Mayıs 2011 Salı Saat 11:21
Sözleşmeli aşklar
Çok güzel bir yazı seninle aynı fikirdeyim dostum.
Canberk17 Mayıs 2011 Salı Saat 10:45
EVLİLİK = İMZA MIDIR?
Yazıda belirttiğin gibi evlilik sadece kağıda atılan bir imzadan ibaret değil; fakat bir imza da 2 insanı bir arada tutma gücüne sahip değil. Evliliği oluşturması gereken imza dışındaki unsurlar ise, bir imzanın sahip olamadığı o güce fazlasıyla sahiptir... Ve o imza eğer bu güçle birlikte atılıyorsa Mutluluk mümkündür..
Ebru17 Mayıs 2011 Salı Saat 07:16

| 1 |