Yükleniyor...
Erdal Uzunoğulları

Erdal Uzunoğulları

kitapkurdu1967@hotmail.com

Değerlerini Unutan Milletler Ölürler

03 Ocak 2011 Pazartesi Saat 21:41

Sevgili okurlar Cumhuriyet tarihinin en önemli anıtı hangisidir diye sorulsa ya İstanbul Beyoğlu’ndaki Taksim Cumhuriyet Anıtı veya Ankara ulus’taki Zafer anıtı olduğu söylenir. İstanbul Taksim’deki anıt İtalyan heykeltıraş Canonica ‘ya yaptırılır. Anıtın yapımında iki Türk öğrencisi Roma’ya gönderilmek istenir. Bunlardan Güzel Sanatlar okulunda okuyan Sabiha Ziya Hanım bu gönderilecekler arasındaki yarışmada 1. olur. Çoğu insanlar onun gitmesinin sakıncalı olduğunu söylerler. Sonuçta Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün baskıları sonucu İtalya’ya gönderilir. Heykel 2,5 yıl gibi bir çalışmadan sonra Roma’dan gemi ile İstanbul’a getirilir. Bu heykelin yapımındaki masraflar bir türlü karşılanamaz. Olaya hemen halk el atar ve para toplanır. Bu paranın büyük bir kısmını da Ermeni bir yurttaşımız olan Berç Keresteciyan yapar. Berç keresteciyan kim derseniz? Hani Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bandırma vapuru ile Samsuna yapacağı yolculuğu sırasında geminin düşmanlar tarafından torpido ile batırılacağını öğrenmesi ve bu durumu uyararak söylemesi sonucu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün gemi kaptanı İsmail Hakkı Bey’i uyararak sahilden gitmesini söyleyerek bu tehlikeden kurtulmalarını sağlayan kişidir. Anıt İstanbul’un Beyoğlu ilçesindeki Taksim meydanına 1928 yılında yerleştirilir.  Anıt’ta iki yön dikkat çeker! Anıtın bir tarafı kurtuluş savaşını simgelemektedir. Diğer tarafı ise modern Türkiye Cumhuriyetini temsil etmektedir. Kurtuluş savaşı simgeleyen bölümde dikkat çeken iki Rus general’inin de heykeli vardır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk Ruslara karşı minnettarlığı karşılığı iki Rus generalinin heykelinin bu anıt’ta olmasını istemiştir. Modern Türkiye Cumhuriyetinin İlk Mustafa Kemal heykeli 1926 yılında Sarayburnu’na dikilen heykeldir. Orada çaresizlik içinde kokuşmuş saraya ve onun bel bağladığı Avrupa ülkelerine sırtını çevirmiş, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yüzü Anadolu’ya bakmaktadır! Bu duruş, uygarlık denilen satranç oyununda son derece güçlü ve büyük bir taşın duruşudur. Sömürgeciliğin, işgalciliğin hangi güçle mat edildiğinin anlatımıdır. Yine görmesini bilene büyük bir hamleyi işaret etmektedir. Atatürk’ün ilk heykelinin Sarayburnu’na konulduğu ve sırtının nereye, yüzünün hangi yöne dönük olduğunu bilmemek ya da bu duruşu rastlantı sanmak, bakıp da görememek, toplumun içinden çıkılamayacak bir kör kuyuya sürüklendiğinin kanıtıdır. O heykeli yapan da Avusturyalı heykeltıraş Krippel’dir. Krippel Atatürk tarafından davet edilir ve 1925 ile 1935 yılları arasında birçok heykele imzasını bırakır. Cumhuriyet tarihinin ilk anıt heykelini o yapar. O Krippel ki Ankara, Ulus Meydanı’ndaki Zafer Anıtı’nın da sanatçısıdır. 1927 yılında oraya konulan bu heykelin de müthiş bir öyküsü vardır: Krippel, heykeli meydana yerleştirdiğinde büyük, hem de çok büyük bir hata fark edilir! Sanatçının, at üstündeki Atatürk’ün iki yanına koyduğu askerler Türk askerleri değildir! Kurtuluş savaşı sırasında askerlerimizin miğferleri olmadığı gibi, üniformaları da farklıydı. Krippel’in anıtındaki heykeller adeta birer Alman askerine benzemektedir! Açılış töreninden önce bu büyük gafı görenler, artık geri dönüşü olmayan bir yola girildiğinden çaresiz kalırlar. Çünkü heykel meydana dikilmiş ve açılışa da çok az bir süre kalmıştır. Açılışta herkes Atatürk’e bakmaktadır merakla! Acaba, heykeldeki hatayı fark edecek mi, görürse ne yapacak, diye bir telaş, bir merak! Derken, Atatürk, Krippel’in yanına gider, sanatçıya elini uzatır ve şunları söyler: “Sizi tebrik ederim beyefendi. Mehmetçiği hep görmek istediğim çağdaş, modern kıyafetler içinde yapmışsınız!’’Sanatçının ayrıntıdaki bir kusurunu yüzüne vurmak yerine, onun sanatındaki yetkinliğini övmek! İşte bu da büyük bir satranç hamlesidir. O hamle hiç unutulmasın, hep hatırlansın diye o askerler öylece kalmıştır yerinde. Her biri zengin bir öyküye sahip Taksim Cumhuriyet Anıtı, Ulus Zafer Anıtı gibi, Abdülmecit tarafından 1840’ta dikilen ve laikliği sembolize eden Küre Anıtı da bizim anıtımızdır. Şimdi Milletin geldiği yere bak! Bu anıtlar bizimdir. Bu insanlar bizim insanlarımızdır. Sultan II. Mehmet’ten, Mevlana’dan Pir Sultan Abdal’a, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten, Fahrettin Paşa’ya, Mimar Sinan’dan, Abdülmecit’e,  Keresteci yan’dan, Agop Dilaçar’a kadar bütün değerlerimize Sevgili Bizim Darıca okurları sahip çıkalım ki milletçe hep birlikte yaşayalım. Saygılarımla

Bu yazı toplam (807) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?