Yükleniyor...
Turgut Güngör

Turgut Güngör

gungor-turgut@hotmail.com

Etki ve Tepki

13 Aralık 2010 Pazartesi Saat 20:42

Gençliğin çocuklukla erişkinlik arasında yer alan; gelişme, ruhsal olgunlaşma ve yaşama hazırlık dönemi olduğunu önemle vurguluyor uzun yıllar Dünya Psikiyatri Birliği`nin ruh sağlığı danışmanlığını yürüten rahmetli Prof. Dr. Atalay YÖRÜKOĞLU.

Bu durumda ne bizlerin ‘‘Yok arkadaş biz senden daha iyi biliriz’’ Deme şansımız var, ne de kendisinden başkasını asla kabul etmeyen hatta konuşmasına dahi tahammül gösteremeyen, her şeyin en iyisini bildiğini zanneden bir kısım politikacıların ve de onların hangi meslekten olursa osun peki efendimcilerinin çocuk ve gençlik psikolojisini Prof. Dr. Atalay Yörükoğlu’ndan daha iyi biliriz deme imkanı var.

Doğrusu bu genç insanların bu dönemlerinde kendilerini dinlemek, bizlerin erginliğinden ya da sahip olduğumuz erklerden bir şeyler alıp götürebilirler endişesinden kurtulmalıyız. Aksi halde her deneni onaylayan tek tip sallabaşlar yaratma hevesi her şeyi ile bizlere bağımlı, yani asalak bir toplum oluşmasına sebep olur.

Hangimiz gençlik çağımızda o sıcacık aile yuvası hatta mahalle dar gelmeye başladığında; anamıza babamıza karşı hatalı davrandığımızı bilerek yine de burnumuzun doğrultusuna bakmadık;

 hangimiz tahsil yapmak ya da iş aramak için başka başka yerlere gitmek için can atmadık ki?

Hatta çoğumuz askerlik görevinin bile hayata açılan bir kapı olduğunu düşünmedik mi? Hangimiz, eğer akıl sağlığı yerinde ise herhangi bir şeye muhalif olmadık…

Ancak düşünebilen, muhakeme yapabilen, hassas ruhlu, meselesine sahip çıkabilen yürekli insanlar muhalefet yaparlar. Aksi takdirde ne pısırık insan bunlar demez miyiz? Üstelik çok hoşumuza gitmese de muhalefet bizlere yanlışlarımızı göstermez mi?.

İşte demokratik açılımla yattığımız demokratik açılımla kalktığımız, hatta demokrasi diye tozu dumana kattığımız şu günlerde susturulmaya uğraşılan gençlerin olmasını isteğimiz kalıptaki gençlerin aksine muhalifliklerini biraz daha keskin, sert, biraz daha yüksek sesle radikal biçimde istemeyi arzuladıkları için suçlamamalıyız, bastırmak için tank gibi ezilmemelidirler? Düşman askerine saldırır gibi üstlerine tekme tokat yürünmemelidir. Yoksa Dünyanın sayılı ordularında birine sahipken “Bizim bir Nizam-ı Cedit ordusuna ihtiyacımız var” demekte hiçbir beis görmeyen birileri gibi Bu gençliği “saldırgan kitlesel patoloji” olarak yaftalamamalıyız. Onları bu derece olumsuz bir sıfatla tanımlarsanız, İşte o zaman hocalık yaptığınız okullarınızda bu gençleri yan yana oturtma şansınız azalır.

Bütün bunlara karşın bu gençlere 70’li yılları işaret etmeden, anarşist lafını kullanmadan kendilerinin en azından sözcülerini dinleme zahmetine katlanamaz mısınız? Onların taleplerini sunuş biçimlerinin yanlışlığını biber gazı, tekme tokat, kolluk güçleriyle anlatmaya uğraşacağınıza karşınıza alıp konuşmayı deneyemez misiniz? Eğer bunu denerseniz, en azından seçimlere bu kadar kısa biz zaman kalmışken denedik olmadı kartını oynarsınız. Yok, biz onları Kolluk güçlerinin ayaklarının altında çiğneriz; soruşturma açarız; İçeri tıkarız da diyebilirsiniz. Dersiniz de nereye kadar?

Tepkiniz ne kadar sert olursa karşınızdaki dirençte o kadar artmaz mı?

Ne diye olayların bu düzeye taşınmasına fırsat verilsin ki? Ülkem insanlarını hiç biri ne geçmişlerinde yaşadıkları bu tür olaylara maruz kalmak, nede televizyonlarda izlemekten hoşnut olmamaktadır.

Bu nedenle siz kendini ergin ve de erk sahibi görenler; muhalefetiyle, iktidarı ile ülke yönetimine katkıda bulunabilecek tüm kurum ve kuruluşlarının yöneticileri, en iyisi bu gençlere hiçbir incitici sıfat takmadan, onlarında kendi çocuklarınız olabileceğini kabul ederek zaman ayırıp seslerine kulak verin. Dinleyerek anlamaya çalışın.

En azından bizim istediğimiz modeldekiler bize yeter demeden, gururunuzun bir kısmını törpüleyerek demokratik açılım toplantılarınıza onların sözcülerini de davet edin. İnanıyorum ki böyle bir yaklaşım gösterildiğinde hiç birinin elinde ne yumurta ne pankart nede bir sayın bakanın söylediği gibi kolluk güçlerine aşırı güç kullanabilecekleri pankart sopalarını göremeyeceksiniz.

 

* Nizam-ı Cedit ordusu, Avrupa usulünde yetiştirilmek istenen talimli asker

 

Bu yazı toplam (1041) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?