Yükleniyor...
Tuğba Tekeli

Tuğba Tekeli

tugbatekeli@gmail.com

Kovalamaca

26 Ekim 2015 Pazartesi Saat 23:23

Devamlı bir şeyleri kovalamıyor muyuz bizler? Hayat büyük bir kovalamaca!

Kimimiz kendimizin, kimimiz zamanın peşinde gün be gün ilerliyor sona doğru. Sonun ne olduğunu bilen kimse yok. Buna rağmen bir bilinmezin içinde kovalıyoruz hayallerimizi.

Dünya çoğu zaman daracık geliyor, tıpkı bir ara sokak gibi. Geniş caddeler hayaller oluyor ve evlerse camdan gettolar.

Çok şeyin peşinde koşuyoruz, amaçların, insanların, geçmişin veya geçmişteki birinin, hatta özlemlerin. Dünya yorgun insanların yuvası, yorgun ve çaresizlerin bilhassa. Çünkü hala kavrayamadık bize ait olmadığını, bize ihtiyacı olmadığını.

Sanki hiç sona ermeyecekmişçesine debelenip duruyoruz yarattığımız bencil yaşamlarımızda. Başkaları için ağlamamayı öğretiyoruz çocuklarımıza ve daima kendimizi sevmeyi ve düşünmeyi. Çünkü bir yerlerde, özün saflıktan ibaret olduğunu kaçırmışız ve artık çok uzağımızda!

Hepimiz sormuyor muyuz kendimize çoğu zaman değer mi bunca sıkıntıya diye? Elbette soruyoruz. Değmiyor aslında şu üç günlük hayatta. Ama en çok da değmeyecek şeyler uğrunda paralıyoruz kendimizi. Gündelik telaşlarla yitirdiğimiz saatin dakikaları hanemize artı olarak yazılmıyor. Çoğaldıkça azalıyoruz aslında.

Bakıyorum da etrafıma dinleyen, duran ve az konuşan insan sayısı bir elimin parmakları kadar bile değil. Herkes tahammülsüz, herkes birbirinin üzerinde tepiniyor umarsızca. Laf denen o şey çok kalabalık, kalabalık ve istikrarsız. Keşke atabilsek başkalarına tüm o içimizdeki yetinmezliği de satabilsek en mutlu hallerimizi, çoğunluğun derdi bu. Çoğunluk hep daha iyinin derdinde, hep daha uzaktakinin ve ulaşılmaz olana ulaşabilmenin.

Kitapların iyi geldiğini hisseden insan sayısı, alışverişle iyi hisseden insan sayısından delicesine az bu dünyada. Bir çocuğun dünyasında mutlu olmaksa, çin işkencesi gibi.  Benlik, bencillikle eşdeğer. Tüm bunları düşününce dünya berbat bir yer desemde, elimdeki sahip olduğum tek cennet bahçesi o şimdilik.

Hiçbir zaman hiçbir şey için geç değildir derler ya, aslında geçtir o vakit. Geçip giden zaman gidip ardına bakmadan kaybolmuştur fırsatlar ama kovalamaya devam ederiz. Kovaladığımız kendimiziz. Arayışlarımız, ardı ardına dizilen hatalarımız, yitirdiklerimiz ve olmak istediğimiz tüm o yerler, karanlık evrenin bir yerinde minicik bir nokta. Bunu bilerek ilerleyebilsek işte belki de o zaman dünya gerçekten bir cennet bahçesi olabilirdi!

Bu yazı toplam (474) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?